Zor olan senin yaptığın, suçlu da olsa kötü de olsa insanı anlamaya çalışmak. Asıl önemli olan bu. Çünkü kötüler gider ama kötülük kalır. Eğer insanların neden kötülük yaptığını anlayamazsak, nasıl önlenir ki bu musibet?
İşte bu cümleler beni bir hayli düşündüreceğe benziyor. Açıkça söylemem gerekirse polisiye tarzı kitaplar pek ilgimi çekmiyor(idi). Ta ki Ahmet Ümitle tanışıncaya dek, kitabı vesilesiyle tabi ki. 1k dostlarım ve takip ettiğim okurlar arasında da Ahmet Ümit kitapları paylaşımına denk gelince ilgimi çekti ve direkt okuma listeme aldım. İyi ki de almışım. Artık polisiye türü olan kitaplara da böylece ilgim arttı.
Özetle şunu söyleyebilirim, salt polisiye olmayan alt metni dolu olan, bir de yazarın Türk olması sebebiyle olayları bizim kültürümüz ve bu topraklarda yaşanmış ve yaşanmaya devam eden olay ve durumlarla harmanlanmış oluşuyla okurken çok keyif aldığım ve üzerine düşündüğüm ve eminim bir süre daha kafamdaki sorularla üzerine düşüneceğim bir kitap oldu. Yazarın tarzını da beğendim, diğer kitaplarını da merak ettim doğrusu. Velhasıl ilk incelememden dolayı lafı daha fazla gevelemeden sevdiğim bir alıntıyla noktalıyorum incelememi.
Vicdanını yitirmiş bir dünyadan başka nedir ki cehennem?