Adam hızlı hızlı yürüyordu. Memet adamın yürüyüşüne dikkat etti. Bu, Sarp yerlerin insanının yürüyüşüydü. Sarp yerlerin insanları adım atarken ayaklarını havaya fazla kaldırırlar. Dizleri hizasına kadar. Sonra ihtiyatlı, korka korka indirirler. Buna alışmışlardır. Halbuki ova insanları tam aksinedir. Ayaklarını yerde sürürcüsüne gider.
Gerçek şu ki hayal kırıklığından başka bişey bulamadım. Yüyecek ordaydı. Benden birkaç adım ötede,ama bacaklarım beni taşımadığı için ona ulaşamıyordum. Ama aynı zamanda orada bişey olmadığını da biliyordum, ve bu yerde yığılıp bir daha hiç kalkamayacağım korkusuyla o güçsüz adımları attığımın da farkındaydım. Son umutlarım, son düşlerim de kaybolup gitti. Burada sefil bir şekilde öleceğim. Araştırmalarımın ne faydası olacak?
Kafka'nın bir dizi gözlemlerinden oluşan 18 öyküyü anlatıyor. Biraz karmaşık da olsa değişik konulara kaotik bi bakış açısı var. Dönemine de ışık tutan bilgilendirici bi eser olduğunu düşünüyorum. Yine bi solukta okunacak bi kitap