İnce Memed Abdi Ağa’yı öldürdükten sonra dağlara çekilmiştir. Uzun bir süre sonra Vayvay köyüne Koca Osman’ın evine gelir ve orada saklanır. Bu süre zarfında Ali Safa Bey ve Arif Saim Bey’in topraklarını genişletmek için köylülere yaptığı zulümler anlatılır. Memed köyüne gider, orada da Abdi Ağa’nın yerine gelen kardeşi Hamza’nın köylüye yaptığı zulümleri öğrenir. Ve aklında şu soru ile uzun süre cebelleşir. Abdi Ağa gider, Hamza Ağa gelir, yok mu bunun bir çözümü..
Yaşar Kemal’in anlatımı muhteşem, Çukurova’yı, çeşit çeşit bitkiyi, çeşit çeşit hayvanı en ince detayına kadar betimlemesi inanılmaz. Betimleme açısından çok doyurucu bir kitap. Kitap boyunca, farklı görevlerdeki Çukurova insanını, onların hikayesini çok iyi yansıtıyor.
Ama 2. Kitapta İnce Memed o kadar pasif kalmış ki, neredeyse hiç diyaloğu yok, zaten eşkıya demeye bin şahit ister. İnce Memed köylüler tarafından o kadar destanlaştırılıyor ki, İnce Memed’in bunlarla hiç alakası yok. Bir köşede saklanıp düşünüyor. Köylülere yapılan bu kadar eziyeti okurken insan İnce Memed nerdesin diye sormadan edemiyor. Bilmiyorum belki ben de köylüler gibi İnce Memed’i kendi gözümde destanlaştırdım (ki bu kanıya biz 1. kitapla vardık) ve kitabın sonuna kadar İnce Memed’in bi şeyler yapmasını bekledim. Kitabın sonunda beklenen oluyor tabi ki ama geç kalınmışlık insanın içine oturuyor.
İdris Bey’in başına gelenlere de çok üzüldüm. İnce Memed’le ortak hareket edip, bi şeyler yapmalarını beklerdim ama olmadı..
Yine de çok severek okudum, darısı 3. ve 4. Kitaba artık..