Bilmiyorum, bunu söyleyen ilk kişi ben miyim ama birinci kitabı neredeyse her yönüyle beğenmeme, gözyaşları içinde okumama rağmen ikinci kitabı pek sevemedim. Yer yer oldukça rahatsız oldum. Hikâye bana geçmedi. Hatta itiraf etmem gerekirse o kadar sevmedim ki, “Hikâye birinci kitapta bitmişti; buna ne gerek varmış?” diye düşünerek sabredip bitirdim.
Şimdi henüz okumadığım ve belki de okumayacağım üçüncü ve dördüncü kitaplarda ne anlatmış olabilir diye düşünüyorum.
Benim için gerçek İnce Memed, birinci kitaptan ibarettir.
Ovaların, dağların, tarlaların, pınar başlarının, sel yataklarının, ormanların kendilerine göre ayrı bitkileri, ayrı kokuları vardır. Kayalıkların çok ayrı bitkileri, çok ayrı bir kokuları vardır. Kayalıklarda bahar nennileniyordu.
Bir kedinin, köpeğin, uçan kuşun, neyin üstüne bu kadar varırsan birincisinde korkar ikincisinde... Üçüncüsünde canını dişine takar kaplan kesilir... Parçalar seni. İnsanların üstüne bu kadar varmamalı.