Herkes samimiyetini bir başka zamana saklıyormuş gibi burada sanki hususi bir kimlik oluşturuyordu. Böyle bile bile biriyle görüşürken, ondan birtakım itiraflar dinlerken, her şeyin, sözlerin, tavırların, sesin evet sesin bile sahte, mevki için, o zamana göre alınmış şeyler olduğunu görmekten doğan bir tiksintiyle sonraları yemeğini yer yemez balkonun bir köşesine çekilmeye başlamıştı.