Feyza

3/10
·524 syf.··
2025 10. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 17 Ağustos 2025 20:00
Uzun zamandır merakla okumayı beklediğim bir kitaptı. Fakat okumaya başladığımda, özellikle 70’li sayfalardan sonra elimden bırakmak istedim. Bu bende çok nadir olur çünkü bir kitabı yarım bırakmayı sevmem. Yine de bir an önce bitsin diye hızlıca devam ettim. Bırakmak istememin en büyük sebebi, ana karaktere duyduğum yoğun öfkeydi. Kemal’in anlatımlarına tahammül edemedim; cinselliği bu kadar ayrıntılı ve betimleyici şekilde işlemesi beni rahatsız etti. Daha da kötüsü, nişanlısını aldatıp başka bir kadınla yaşadığı ilişkiyi aşk diye yüceltmesi içimi kaldırdı. Bu bencilliğiyle hem nişanlısına hem Füsun’a büyük zarar verdi ve onların hayatlarını da mutsuzluğa sürükledi.Sonraki bölümlerde gerçekten aşkının peşinden yıllarca koştuğunu görsek de ben bir türlü onu affedemedim. Dikkatimi çeken bir başka nokta da Füsun’un iç dünyasının neredeyse hiç yansıtılmamış olması. Kemal onun güzelliğinden, dış görünüşünden sürekli bahsediyor ama Füsun’un hayalleri, düşünceleri, ruh hali hiç yansıtılmamış gibi. Kadın sadece bir “güzellik objesi” olarak var. Bu durum beni üzdü çünkü kadınların gerçekliği, yalnızca başkalarının bakışında eriyip gitmemeli. Buna rağmen kitabın akıcı bir dile sahip olduğunu söylemeliyim. Ayrıca eserin gerçekte bir müzeyle bütünleşmesi , son derece yaratıcı bir fikir. Bu yönüyle okurları etkilediğini düşünüyorum ama benim aşk tanımıma kesinlikle uymuyor ne diyelim Allah Kemal gibilerden uzak etsin :)
Masumiyet MüzesiOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 202460,4bin okunma
Reklam
10/10
·496 syf.··
Beğendi
·
2025 8. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 00:00
Bir roman karakteriyle tanışma imkanım olsaydı, bu kesinlikle Martin olurdu. Onu benim için özel kılan şey; gerçekçiliği, dürüstlüğü, ruhen, bedenen güçlü duruşu ve kendine olan inancı. Böylesine özgün, çevresinden ayrışabilen, sorgulayan insanlar bana her zaman ilham vermiştir. Martin de onlardan birisi. Böyle bir kişiliğe sahip olmanın hayatta bedelleri oluyor maalesef. Kendini yalnız hissediyorsun; çevren tarafından sevilsen bile anlaşılamayabiliyorsun. Yüzeysel ilişkiler seni tatmin etmiyor. Kitapta bu buhran çok iyi yansıtılmış. Martin, çevresi tarafından sevilse de birkaç kişi dışında onu kimse tam anlamıyla anlayamadı. Aşkın ve duyguların geçiciliğine de romanda şahit oluyoruz. Ancak bu duygular insanı dönüştürüyor. Ruth’un yüzeyselliği ve toplumsal kalıplara bağlı bakış açısı bizi sinirlendirdi.Peki Martin bu aşkı yaşamamış olsaydı, içindeki o büyük şair ortaya çıkacak mıydı? Bu aşkın onda oluşturduğu azim ve kararlılık olmasaydı o potansiyel ortaya çıkar mıydı?Aşk kişiden bağımsız, çok güçlü bir duygu. İnsan bu duyguyla sınırlarını aşabiliyor. Ve bu dönüşüm kitapta çok çarpıcı biçimde anlatılmış. Sonuç olarak, Martin Eden yalnızca bir aşk hikâyesi değil sınıf, kimlik, entelektüel mücadele, ve varoluş sancıları üzerine derinlikli bir roman. Martin'in yaşamı, özellikle sorgulayan ve kendini dönüştürmek isteyen herkes için büyük bir ilham kaynağı.
Martin EdenJack London · Can Yayınları · 2019134,9bin okunma
10/10
·184 syf.··
2021 1. kitabı
·
35 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2021 00:00
Engin Geçtan’la yaklaşık 5 yıl önce, üniversite yıllarımda tanışmıştım. İnsan Olmak kitabını okurken çok etkilendiğimi hatırlıyorum.İnsan ilişkilerini anlamlandırmamda üzerimde büyük bir etkisi olmuştu. Bu yıl tekrar sanki hiç okumamışım gibi, büyük bir merakla elime aldım ve baştan sona yeniden okumaya başladım. Kitabın yalın anlatımı gerçekten çok etkileyici. Yazar, anlatılması en zor şeyleri bile en sade ve anlaşılır haliyle özetliyor. Gerçekleri okuyucuya aktarırken insanı yer yer ciddi bir aydınlanmaya sürüklüyor. Kendinizden parçalar buluyorsunuz, çevrenizdeki insanlar da bir bir gözünüzün önünden geçiyor. Kitapta insanın doğumdan ölüme kadar tüm süreçlerine, gücüne ve güçsüzlüğüne eşlik ediyorsunuz. Nevrotik ve narsist kişilik tiplemeleri o kadar sade ve net anlatılmış ki, birçok şeyi fark etmeden edemiyorsunuz. Kitabın sonunda kendi içimde çıkardığım en önemli fikir şu oldu: Gerçekten sevebilen biri, yaşamı da sevebilir. Küçük şeylerde anlam bulur, hayattan doyum alır. Çünkü o doyum, aslında büyük paralarda, statüde, dış güzellikte değil. Mevcut halimizle elimizden geleni yapıp hayatın sorumluluğunu alabilmekte yatıyor. Ama sevmeyi öğrenememiş biri için her şey bir nesneye dönüşüyor, anlam ise içten içe kayboluyor. Umarım bizler yaşam sorumluluğunu alan hayata seyretmek yerine katılan mutluluğu nesnelerde değil derin ilişkilerde bulabilen insanlar oluruz..
İnsan OlmakEngin Geçtan · Metis Yayınları · 202533,4bin okunma
10/10
·216 syf.··
Beğendi
·
2025 4. kitabı
·
30 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2025 20:13
Uzun zamandır ufkumu bu denli açan bi kitap okumamıştım. Bana çok güzel bi farkındalık kazandırdı. En önemlisi ise hastalıkların, korkuların,kaygıların sebeplerinin yanlış bilinçaltı yazılımlarından, bastırılmış duygulardan oluştuğunu fark etmem oldu. Umuyorum ki kadınlar olarak kadınlığımızı fıtratımıza uygun şekilde yaşarız bütün kadınlara okumasını kesinlikle tavsiye ederim benim baş ucu kitaplarımdan birisi oldu diyebilirim yazarın diğer kitaplarınıda mutlaka okuyacağım.
Kadınlığın Keşfi : Ruh - Beden - Zihin BütünlüğündeAyşe Duman · Hayykitap · 20211,104 okunma
Spoiler içerir
7/10
·292 syf.··
Beğendi
·
2023 4. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 08 Temmuz 2023 22:42
Öncelikle kitapta altı çizilesi güzel vurgulanmış noktalar, yaşama dair güzel tespitler var bazen okuduğum kitapta olay örgüsünden ziyade bunu yakalamak beni daha çok etkiliyor , bu kitapta da bunu yakalamak mutlu etti.Ancak gerçekçi olduğumdan mı bilmiyorum kitapta ki o yoğun aşk duygusuna kendimi dahil edemedim.(sanırım abartılı şeylere gelemiyorum:)) Ancak hoşuma giden nokta aşkın karşılıklı olmayışı her iki karakterinde aslında kendi hayatlarını mahveden kişilerde diretmesi aşkın öyle toz pembe bir duygu olmadığı gerçeği kitapta harika işlenmiş, çoğu kişinin beğenerek okuyacağını düşünüyorum tavsiye ederim.Okurken altını çizdiğim yerlerden bir kaçını paylaşayım ; “Kainatta her mesafe ölçülebiliyor ama birbirine uzak iki hayatın arasındaki mesafeyi ölçmenin imkanı yok.” "Eda uzaktan baktığında delilik olarak gördüğü şeye yakından bakabilseydi, bunun aşk olduğunu anlayabilecekti.Bakamadı, bakmadı." "Yaşamak, insanın ömrü boyunca kaçmaya çalıştıklarına tek tek yakalanma tecrübesidir." "İnsana dair bütün meselelerin karanlıkla aydınlık arasında salınıp durduğunu, insan doğasının öngörülemez bir biçimde bu aydınlık veya karanlıklar içinde büyük, akıl almaz mesafeler alabileceğini kendime hatırlatıp masumiyet aradım."
2023 Okuma Raporları
Şanzelize Düğün SalonuTarık Tufan · Profil Yayıncılık · 20178,6bin okunma