“Gündüz hüzünlü, yağmurlu, ışıksız, tıpkı beni bekleyen yaşlılığım gibi geçti. Beni böyle tuhaf düşünceler, böyle karanlık hisler boğar, benim için açıklanması imkânsız sorular kafamda dolanıp durur – ama nedense onları çözmek için ne gücüm ne isteğim vardır. Bütün bunları çözmek de bana mı kalmış!”
Hypatia’nın insanlığa bıraktığı en önemli miras, kişinin düşünme hakkını daima saklı tutmasıydı. Her insanın düşünmesi ve bunun için gerekirse mücadele etmesi gerektiğiydi. Çünkü özgürlüğün yegane anahtarı, insanın düşünebilmesiydi.