Nasil ki işini iyi bilen sanatçılar "akillar sayesinde" çok az sayıda rengi ve malzemeyi karıştırarak sonsuz tonlar, formlar, tapınakları süsleyen ve ebedi tanrıları onurlandıran eserler elde edebiliyorsa, insan sanatçılardan aşağı kalır yanı olmayan Tanrıça, yani Sevgi’nin birleştirici gücü
de gördügümüz tüm ağaçları, hayvanları, derin de-
nizlerdeki balıkları ve dünyayı dolduran insanları işte
böyle büyük bir maharetle, basit unsurları karıştırarak sonsuz çeşitlilikte oluşturur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birbirine daha da karıştıkça tanrılar kavuştukları yere birlikte düştü bu uzuvlar. Pek çok doğuma sebep olundu böylece. Türlü hayatların uzun çizgisinde.
Osman'ın liderleğinden kaynaklanan başarısı ile yarattığı muhit, karmaşadan ve otoritesizlikten yılmış insanların, yeni umut kapısı olmasına yol açtı. O, artık gelişigüzel akınlar yapan, düzensiz askerlerini yağma ve ganimet peşinde, oradan oraya sürükleyen biri olmaktan çıkmış, karizmatik kişiliği etrafında toplanan akıncılarıyla, yeni yerler ele geçiren, ardındaki düzensiz yarı yerleşikleri düzenli yerleşikler haline sokan, otorite sahibi yeni bir lider olmaya başlamıştı. Uygulamaları, siyasal iktidarını oluşturması anlamına geldiği gibi yeni bir devletin kurucusu olmasını da sağlayacaktı.
Osman'ın ilk kazanımları arasında yer alan İnegöl, Yar Hisar, Karaca Hisar ve Bilecik'in ele geçirilmesi, onu etrafta oldukça tanınan bir lider haline getirdi. Askeri başarılara rağmen, ele geçirdiği bölgelerdeki Hristiyanlara karşı takındığı tavır, sadece tanınmasına değil, başka bölgelerdeki Müslüman veya Hristiyan toplulukların yoğun olarak ona katılımını da sağladı. Başta Germiyanoğulları'ndan olmak üzere diğer bölgelerden gelenlerin hemen hepsi, ele geçirdiği yeni yerleşim birimlerindeki, boş evlere yerleştirildi.
Esasında çevresindeki siyasal ve askeri koşullar dikkate alındığında, Osman'ın küçük aşiretinin liderliği ile elde ettiği otoritesinin meşruiyeti, rüya gibi irrasyonel temele değil, Aydınoğulları ve Candaroğulları gibi bölgede faaliyet yürüten dinamik etkenlere bağlı olmasına ve sayıları günden güne artan askeri gücüyle elde ettiği kazanımlarına dayanıyordu.