Küreselleşmenin kobayı, istihbarat örgütlerinin çalışma sahası, illegalitenin merkez üssü, üretilmiş kaoslarla göç ettirilen kaçakların yeni vatanı, sözde gıda sektörünün özde gıda terörünün gözbebeği, hackerların kişisel veri odağı, ahlâksızların tepindiği, sermayedarların ruhunu emdiği, cehaletin ve kötülüğün örgütlü eyleme geçtiği, vasatın ve liyakatsizliğin tahakkümünün iliklere kadar işlediği ve hissedildiği bir ülke. Evet o ülkenin hangi ülke olduğunu biraz akıl, biraz vicdan, biraz izan ve biraz ahlâk sahibi olan insanlar çok iyi biliyor. Bilmeyenlerin, anlamayanların da canı cehenneme! Müstehaklarını bulmuşlar Allah mübarek etsin.
İdealsiz cemiyetlerde, ihtiyar, yatalak, uyuşuk, mıymıntı cemiyetlerde gençlik, dâvâsız ve teşkîlâtsız bir parazit sürüsüdür. Bütün ateş çağı, dinamizm ve kahramanlık çağı evle okul, kahveyle okul arasında geçen bu şaşkın ve avare yığınının başı omuzlarının arasına kaçmış, bakışları ürkek ve solgun, sesi kısıktır. Tâlîmatnâmelerin demir korsası, geçim zoru ve imtihan kâbusu içinde beyni karmakarışık bilgilerin ve ihtiyaçların antreposu hâline gelmiştir. Bu yığın memleket dâvâlarını alçak sesle konuşur ve hiçbirinde faal rol almaz. Ona bir tek hedef gösterilmiştir: Diploma. Bunu ele geçirinceye kadar o, ezelî ana kuzusu, istiklâlinden mahrum, sosyal bir rol sâhibi olmaktan mahrum bir tufeylîdir ve adam değildir.