Bir ömre nasb-ı fikr ile daldım...Bugünkü ben
Kim der o yirmi beş sene evvelki gölgeyim?
Bir çeyrek asra öyle uzaktan bakıp gülen
Simaya şimdi ben bile bî-gâneyim... O kim?
Sen durdukça karşımda,
taş sessizliğine yaslanmış,
sanki hikmet fısıldar,
ya da bir soru sorarsın bana.
Ben kırılırım yaradılışa,
ve haykırırım içimden:
“Ey, felaketle örtülmüş evren,
bu gamlı sahneyi gizleyemezsin!”
Sultan Abdülhamid’in, Türkiye’nin hüküm süren en gayretli hükümdarlarından biri olduğu tartışmasız bir gerçektir. Batı’da bile basiret ve sabır bakımından onun eşini bulmak zordur. Ancak, eğer bir hükümdarın karakteri yönetim yeteneklerini felce uğratıyorsa, tüm bu avantajlar neye yarar?