Bir gün şu hastalıklı vatan canlanırsa.
Ey müştaak-ı feyz ü nûr olan ati-i milletin
Mechûl elektirikçisi,âktar-ı fikretin
Yüklen getir-ne varsa- biraz meskenet-fiken,
Bir parça rûhu, benliği idrâki besleyen
Esmârı bünye-hîzini;boş durmasın elin.
Gör daimâ önünde esatir-ül evvelîn
Gökten deha-yı nârı çalan kahramanını…
Varsın bulunmasın bilecek nâm ü şânımı!..
Kalbinde her dakika şu ulvî tahassürün
Minkar-ı ateşinini duy, daima düşün:
Onlar niçin semâda,niçin ben çukurdayım?
Gülsün neden cihân bana, ben yalnız ağlayayım?…
Yükselmek âsümâne ve gülmek, ne tatlı şey!…
Akıl, o büyük sâhirin i’câzı önünde
bâtıl geçecek yerlere hüsrânla,inandım.
Zulmet sönecek, parlayacak hakk-i dirahşân
Birdenbire bir tâbiş-i bürkânla,inandım.
Kollar ve boyunlar çözülüp bağlanacak hep
Yumruklar o zencîr-i hurûşanla,inandım.
Bir gün yapacak fen şu siyah toprağı altın,
her şey olacak kudret-i irfânla… inandım.