Kişinin hangi kaygılardan hangi yollarla kaçtığını, hangi duyguyu hissetmenin ona tehdit edici geldiğini ve duygulardan kaçmanın kendisine değerleri doğrultusunda yaşamak namına neyi kazandırıp neyi kaybettirdiğini fark etmesi, kendini tanıma yolculuğunda çok ciddi önem arz eder. Zira acı çekmeye yönelik kaygılarımızdan kaçarken hareket alanımızı istemsizce daraltır ve özgürlük hissimizi günden güne yitiririz. Böylece içimizde ıstırap başlar.
O sırada kar başladı. Çok geçmeden hızlandı. Silecekler cama düşen kocaman kar tanelerini yakalamak için birbiriyle yarışıyor, biz içeride sessizce camın arkasında bir anda değişen dünyayı seyrediyorduk. Bir kar küresinin içindeki iki figüre benziyorduk belki. Bir kadın, bir erkek. Bir el dünyamızı sallıyor, kar taneleri etrafımızda uçuştukça içeride kalbim eriyordu.