Sen nasıl oldu da başka ellerde kirlenip gelip benim avuçlarımda yıkandın?
Nasıl başkalarının gölgesinde düşüp benimle ayağa kalktın?
Kaçıncı avındım ben, söyle?
Bu listede nasıl oldu da yapayalnız kaldım; seni pespaye bir eşya gibi kullanıp atan kansızların isimleri bu kadar uzunken?
Aynı oku onların hepsine attın; ama gelip beni vurdu...
Bu yanılgının kırbacıyla kendimi dövmekten yoruldum artık.
Madem bu kadar çok yanılıyorum, “Hadi,” dedim, “Bu defa da yanılayım.” Açtım ellerimi gökyüzüne…
Ne olur, o kara çıkmasın; o temiz olsun da ben kendimden utanayım.
Ben, yanılmak için bile Tanrı’ya dualar ettim…