Ne kadar yürürsen yürü kaybolacaksın ve adını ne kadar sesli haykırsan da kalabalıklara sonunda unutulacaklar ve hiç beklemediğin, hiç gitmeyi düşünmediğin yerlere göçüp gideceksin..
Bile bile olmazı seçtiğimiz durumlardan başka bir de hayatın acemisiyken önümüze çıkan seçimler var. Bir şeyi seçiyor olduğumuzu bile fark etmeyecek kadar acemiyken girdiğimiz o yollar. Bizi batırır mı, çıkarır mı muhakemesini yapacak kadar bile tanışmadığımız durumlar. Bilmeden, öylece girdiğimiz ayrımda bazen o kadar yol almış oluyoruz ki... Ancak yolun yükünü taşıdıkça yolu, yükü ve tüm bunlara sebep olan başlangıcı anlamaya başlıyoruz. Anladıkça çıkmak istiyoruz. Çünkü "öyle bir yol yürüdük ki ancak dönüş yolunu yok edersek gelebilirdik." Bu biliş, insana bir ümit esintisiyle değip imkansızlık uçurumuna sürüklüyor, ne tuhaf!