Tekrar ediyorum, bütün gezegen izinleri iptal edilmiştir. Kısa süre önce mutsuz bir gönül ilişkisi yaşadım ve o nedenle başkalarının iyi vakit geçirmesi için hiçbir neden göremiyorum. Mesaj sona ermiştir.
Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşede, gözlerden uzak, küçük sarı bir güneş vardır.
Bu güneşin yörüngesinde, kabaca yüz kırk sekiz milyon km uzağında, tamamıyla önemsiz ve mavi yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler.
Bu kitaba sağlam bir inceleme yazmak istiyorum ama bir türlü aradığım kelimeleri bulamıyorum. Kitabı bir kurt köpeğinin hikayesi diye okumak yazımı bayağı basite indirgemek olur. Ben Beyaz Diş’i bir çocuk olarak düşünüp çocuk psikolojisi şeklinde okudum bi yerden sonra. Ne olduğumuz doğuştan mı bellidir yoksa bizi çevresel etkenler ve yaşadıklarımız mı oluşturur ? Ana konu buydu bence. Şiddetin ve sevgisizliğin bir canavar yarattığı sevginin ise büyük bir dönüştürücü olduğu çok güzel ve akıcı bir şekilde anlatılmıştı.
Benim kafamı iki konu çok kurcaladı. Kitabın sonundaki mahkumun hayatı aslında Beyaz Diş’in hayatının aynısı gibiydi. O da zorbalığa ve tacize uğramıştı ve bu korkunç hayat onu kötü birine dönüştürmüştü. Üstelik bir de haksız yere ceza yemişti. Kitabın sonunda Beyaz Diş onu öldürdüğünde sevindim, halbuki o adam kötü biri değildi. Beyaz diş ölmediği için çok mutlu oldum. Yani şiddetin ne durumda iyi ne durumda kötü olduğuna beynimiz neye göre karar veriyor ? :) Bu soru şu anda kafamı kurcalıyor.
Bir de Beyaz Diş’in özgür hayatından ‘kurt olmaktan’ vazgeçip evcil bir ‘köpek’ olması. Yani bilmiyorum ben kitabın sonunda özgür doğaya dönüp bir kurtla çoluk çocuğa karışmasını daha çok isterdim :)
Kitap kesinlikle okunmaya değer.
Beyaz DişJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202095,5bin okunma