Ama duvardaki kapıdan dönen kişi bir daha asla giden kişiyle aynı olmayacaktır. Daha bilge ama daha az kendinden emin, daha mutlu ama daha az kendinden memnun, cehaletini anlamakta daha alçakgönüllü, ancak sözcüklerle şeyler, akla uygun sistematik düşünceyle ilelebet boş yere kavramaya uğraştığı o kavranılamaz gizem arasındaki ilişkiyi anlamak için daha iyi donanımlı olacaktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kendimizi, diğerlerinin bizi gördükleri gibi görmek en yararlı armağanlardan biridir. Diğerlerini, onların kendilerini gördükleri gibi görme kapasitesi de bundan daha az değerli değildir. Ama ya bu diğerleri tamamen farklı bir türdense ve tümden yabancı bir evrende yaşıyorlarsa? Örneğin deli olmanın gerçekten ne anlama geldiğini akıllılar nasıl bilebilir?
Dil alışkanlıklarımız bizi hataya sürüklüyor. Örneğin, "Görebilmem için perde kaldırıldı." dememiz gerekirken "Hayal ediyorum." deme eğilimindeyiz. Planlı ya da plansız, hayaller asla bizim kişisel malımız değil.
Gallagher'in veciz bir şekilde özetlediği gibi: "Kim olduğunuz, ne düşündüğünüz, ne hissettiğiniz, ne yaptığınız, neyi sevdiğiniz, odaklandığınız şeylerin toplamıdır."
, internetle ilgili her şeyin sorgusuz sualsiz yenilikçi ve lüzumlu addedildiği bir çağda yaşıyoruz. Her e-postaya anında yanıt vermek ve sosyal medyada aktif olmak gibi odaklanmayı mahveden davranışlar takdir edilirken, bu türden eğilimlerden uzak durmak şüpheyle karşılanıyor.