Baştan sona kumpas, yalan, karalama, iftira, itibarsızlaştırma, dedikodu, önyargı ile dolu; yazarın , politik çıkarlar uğruna gerçekleri nasıl da iğdiş ettiğinin güzel bir örneği.Şamil Tayyar'a geçmişe ışınlanma hakkı verilse, ilk yapacağı şey, bu kitabı yayın için yayınevine götürdüğü dakikaya gidip, kitabı imha etmek olurdu. Yüzyılın iftirasına uğrayan TSK ve düşmanların yerli işbirlikçilerinin anlamak için ibret vesikasıdır.Mustafa Kemal'in NUTUK'da anlattıklarını birebir gerçekleştirmeye mahir bu yazar müsveddesinin kağıda döktüğü dışavurumları, klavye başında gerçekleştirdiği orgazm, Türk ulusunun nasıl bir şirret mekanizması ile karşı karşıya kaldığının güzel örnekleri olmaya devam edecektir. ŞAMİL TAYYAR; bu kitabı yazmak suretiyle , iç ve dış düşmanların taşeronu olduğunu güzel bir şekilde ortaya koymuş.Bu kitap, politik kurgu olmasının ötesinde adli bir delildir.
İrlanda'da soğuk bir kış mevsiminde geçen, yanılmıyorsam yaşanmış olaylara dayanan bir anlatım.Çok duygusal bir kitaptı. Yazarın anlatımı ağdalı değil, oldukça sade.Kısa cümlelerle de edebiyat yapılabileceğinin güzel bir örneği. Kitapta unutamadığım bölüm, yazarın, hastalıktan ölen küçük kardeşinin gidişini anlatırken, "ondan geriye sadece yatağındaki yastıkta kafasının bıraktığı çöküntü" şeklindeki tanımlamasıydı.Bu kitabı okuduktan sonra merhamet etmeyi, yardımda bulunmayı, açları doyurmayı ve insanlarla alay etmemeyi öğreneceksiniz.
Tek kelimeyle muhteşem bir kitap.İhsan Oktay Anar gibi bir yazarın sonsuza kadar yazmasını isterim.Anlatımı çok güzel, kurgusu çok güzel. Edebiyat zevki yaratıyor insanda.