Kadınlar ve onlarla hemfikir erkekler acı ve
ıstırap ile bundan doğan gerçek yaşam mücadelesinden kurtarılmalıdır. Bu mücadelenin nedeni olan ve hâlâ
devam eden süreç, ezilen kadınlardan çok, erkeklerin insanlıklarına zarar vermektedir.
Genelde özerklik denince, aklımıza kendi
önemimiz ve bağımsızlığımız gelir. Bu, özellikle bilinçli veya bilinçsiz bir şekilde iktidar ideolojisine uygun bir kendilik için geçerlidir. Özerk olarak tasvir ettiklerimiz, bu yüzden çoğunlukla soyutlaşma üzerine kurulmuş bir kendilik fikrine hizmet etmektedir.
Yoksulluk sürecinde kadını anlamak için, öncelikle yoksulluğun bireylerin yaşamlarından neleri alıp götürdüğü; diğer bir ifadeyle bireylerin yoksul yaşamında nelerden yoksun oldukları ve yetersizlikleri açıklığa kavuşturulmalıdır