"Dış dünyaya durmaksızın gülümseyen yüzümü gösterirken, iç dünyam ölüydü. İşte bu, bin derdi tek bir saç teliyle taşımak gibi, yağa ter karıştırmak gibi bir cabaydi."
"Bu sevgi, insanlara has bu duygu bazen yük olsa, bazen yolunu şaşırtsa bile, biz insanları ayağa kaldırıyordu. Bu anlamda zaman gibiydi. Sadece insanlar için var olan şeylerden biriydi; mesela zaman, renkler, sıcaklık, yalnızlık gibi şimdi de sevgi vardı. Bütün bunları insan deneyimliyordu. Bir anlamda bu kavramlar bize hüküm sürüyor ya da kontrolümüzü ellerinde tutuyorlardı ama aynı zamanda hayatı tadını çıkararak yaşamamıza olanak sağlıyorlardı. Bizi insan yapan da asıl onlardı."