Resue

10/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 53. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Nisan 2026 15:53
Hümeyra KayaHümeyra Kaya ÖğretmenÖğretmen Öğretmenlik, yaş farkı tanımaz, öğrencinin kalbine dokunabildigin her yer, öğretmenliğin gerçek sahnesi olur* Bir zamanlar babasının iş bulma ümidiyle gittiği , kimilerine göre ekmek kapısı olan Almanya'da geçiyor hikayemiz. Önceden geçim derdi nedeniyle gidilen şimdilerde ise beyin göçü olarak kapısını açıyor Almanya.... Doğup çocukluğunun geçtiği yere şimdi 25 yıllık öğretmen , bir Türk eğitimci olarak giden Gaye Hanimin hikayesine davet ediyor yazarımız bizi. Hiç çekinmeden isteyerek gidiyor. Nelerle karşılaşacağını bilmeden. Alman kasabasi olan Sengen'de öğretmenlik yapmaya başlıyor. Ev tutuyor , yerleşiyor çevreyi tanımaya başlıyor. Bir Türk öğretmen geldiği için aileler mutlu çünkü yabancı bir ülkede de olsalar aynı dili konuşan onları anlayan kişi Gaye Öğretmen var artık .Işık yaymaya , eğitirken yeşertmeye bilgisiyle çocukları beslemeyi seven , azimli , korkusuz ,cesur ve tecrübeli bir eğitimci. Diğer yandan kasabada çocukların dini eğitim almasını isteyen veliler onları okul sonrası camiye de gondermektedirler. Günün birinde Türkiye'den bir hoca gelir camiye . Dini eğitim konusunda ünlü olan Mustafa bey kısa zamanda hem halkı hemde çocukların sevgisini kazanır. Ama öyle ilginç olaylar olur ki Mustafa hoca kasabaya yakın bir ormanda ölü bulunur. Gaye Öğretmen birgün sınıfta ders işlerken sınıfın neşesi Yunus isimli öğrencisini çok üzgün , düşünceli , donuk bakışlı,tepkisiz bir şekilde görür. Sebebini sorar cevap alamax, en yakın arkadaşına sorar o da şaşkındır bu duruma. Yunus 'un ailesi ile konuşmaya çalışır Gaye hanım ama bir sonuç elde edemez . Birşeylerin döndüğünü, ailevi yada kişisel bir durum olduğunu düşünür. Fakat gerçekleşen olaylar zinciri Gaye'yi acılarla dolu , uğraşması cesaret
ÖğretmenHümeyra Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 20254 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
§ "Peki nedir sizi uyandıran? Bizzat sessizliğin sesi mi?" §
Sayfa 59 - Pdf·Kitabı okudu
Alıntı
Kropotkin ve Diğerleri
7/10
·80 syf.··
2023 8. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2023 20:07
Sosyalist temelli tüm fikir çıkışlarının en az bir yerinden beslendiği Kropotkin abimiz Anarşist bir ahlakın ve toplum yapısının nasıl olması gerektiğini anlattığı kısa ama dolu dolu kitabını inceleyelim. Kropotkin'in nasıl çok kimlikli bir insan ve düşünce yapısına sahip olduğunu görmek için kendisi için yapılan tanımlamalara ekstra olarak bakabilirsiniz. Sosyolog, Tarihçi, Jeolog, Zoolog, Ekonomist, Siyaset Bilimci ne ararsanız var ama benim en beğendiğim İnsan Coğrafyacısıydı. 10 Bölümden oluşan kitaba bölüm bölüm bakalım; 1.BÖLÜM: Bu bölümde Kropotkin abimiz öncelikle ''Neden Ahlaklı Olmalıyım?'' diye soruyor. Dinsel otoriteler ve feodal yapının oluşturduğu baskıların yerleşik ahlaka dair kökeninden başlıyor. Dinler ve psikoloji bilimine baya baya küfür etmeden küfür yerine geçen sözler ile giydiriyor Kropotkin abimiz ve diyor ki sonra ''Ulan Ahlak nedir önce onu öğrenelim'' ve geçiyor 2. bölüme. 2.BÖLÜM: Bu bölümde Kropotkin abimiz erdemlerin ve ahlaklı olmanın dinlerdeki gibi melek-şeytan ikileminin veya psikolojideki bilincin dışında tamamen doğası gereği olduğunu söyler. Bunu da şöyle açıklar ''İnsan ne yaparsa yapsın ya zevk arayışındadır veya acıdan kaçar''. Hayvanlar ve insanlardan örnekler verdikten sonra insanın bencilliğine vurgu yapar. 3.BÖLÜM: İnsanın eylemlerini dinsel öğretilerin veya felsefenin değil kendi doğasının belirlemesi gerektiğini savunur ve bunun sebebinin de soyu devam ettirme güdüsü olduğunu söyler. 4.BÖLÜM: İyi ve kötü kavramlarının ele alındığı bu bölümde karıncalar, serçeler vb hayvanlar üzerinden iyiliğin aslında kollektif olarak yapılması gereken bir eylem olması gerektiği vurgulanır. Yani toplumun çoğunluğu için faydalı ise iyidir, zararlı ise kötüdür. 5.BÖLÜM: Kropotkin bu bölümde ahlakın dinler ve yasa ile alakalı olmadığını
Düşünce
Anarşist AhlakPyotr Kropotkin · Kaos Yayınları · 2013713 okunma
"Buradan aşağı bakınca işlerimizi, küçük sıkıntılarımızı ve zevklerimizi, yediklerimizi, içtiklerimizi, acılarımızı ve sevinçlerimizi düşünüyorsun. İnsan böyle yaşıyor ve ölüyor. Ama buradan bakınca her gün yaşadığımız üzüntüleri hayatımızın sonu olarak düşününmemizin saçma olduğu anlaşılıyor. Yukarısı farklı. [...] Burada -bu yıldızların altında- bunların hiçbir önemi yok. Hepsi hayatın bir parçası. Buradan bakınca insan sadece yıldızlara dokunmak istiyor."
Sayfa 189
Felsefe-Düşünce
İzleniyor muyuz?
10/10
·244 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
PANOPTİKON günümüzden 10 yıl sonrasını anlatan bir roman. Covid-19 salgınından sonra yaşanan aşılama süreci, insanların gittikçe artan teknoloji bağımlığı ve bencilleşmesi, çocuk doğurmaya karşı olan Anti-Natalist eylemciler onlara engel olmaya çalışan Bakanlar ve bu esnada işlenen Bakan cinayetleri. Gittikçe dijitalleşen bir dünyada bizi bekleyen tehlikeler ve arkasındaki güçler… Ama aslında bu romanda çok yakın bir gelecekte nelerin değişebileceğine nelerinse hiç değişemeyeceğine dikkat çekiyor. Kaybettiğimiz insani değerlerimiz ve asla yitirmediklerimiz. PANOPTİKON için, içinde yaşadığımız zamanın gündemini değiştirerek onu yakın geleceğe taşıyan ve bu süreçte bizleri nelerin beklediğine dair öngörülerle bulunan sürükleyici bir macera diyebilirim. Macera ve aşkla harmanlanmış ama bizi geleceğe dair düşünmeye sevk eden harika bir kitap olmuş. Çok beğendim. Elimden bırakamadım, bir günde bitirdim. Yazar, yaşamakta olduğumuz zamanın gündemini yakın geleceğe ustaca kurgulamış. Yazarın hem Almanya hem Türkiye’deki mekân betimlemelerini ve karakter tahlillerini de oldukça başarılı buldum. Kitabı okurken film gibi izledim sanki. Sürükleyici ve gizem dolu bir kitap. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Edebiyat
PanoptikonHümeyra Kaya · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık (KDY) · 202112 okunma