Kendi kimliğine yabancılaşan bir nesil yetişiyordu gözlerimizin önünde. Ve biz, denizyıldızı hikâyesindeki gibi, kurtarabildiklerimizi kurtarmak zorundaydık. Çünkü başka çaremiz yoktu.
Ama umut da vardı. Fatma Hoca gibi ilahiyat eğitimi almış, bağnazlıktan uzak, çağdaş din anlayışını benimseyen bireyler sayesinde az da olsa bir denge kurulabilirdi.