Kitap Humboldt'un yazdigi mektuplardan hareketle derleyenin yaşam öyküsünü kitaplastırdığı bir eser. Humboldt gerçekten bir çok bilim dalında kendini yetiştirmiş, doğaya aşık, hareketli ve arzulu bir insan. Ayrica tutkusu, azmi ve bilgisiyle; Goethe, Simon Bolivar, Gay-Lussac gibi çok ünlü şair, yazar, devrimci ve bilim adamına ilham olmuş.
Burada yazarın, özellikle mektupları birleştirip kitap haline getirmede ne kadar maharetli olduğunu ve konuyu ilgi çekici ve sürükleyici şekilde işlemeyi başardığını mutlaka belirtmek gerekir.
(Paris'te, Champs-Elysees'de 1813 Leipzig savaşı sonrası)
"Yarı çıplak Kazak atlıları bellerinde silahlarıyla, uzun boylu Rus İmparatorluk Muhafızları'nın yanında eşek arısı gibi göbeğe çimdik atıyorlardı.Temiz traşlı suratlarıyla İngiliz subayları, şişman Avusturyalılar ve düzgün giyimli Prusyalı askerler, ok ve yaylarıyla zincir zırhları içinde Tatarlarla birlikte sokakları doldurmuştu. Öylesine bir zafer aurası yayıyorlardı ki bu her Parislinin içinden lanet okumasına yol açıyordu."
"Doğa, yaşayan bir bütündür, ölü bir küme değil" diyordu daha sonra. Tek bir yaşam taşların, bitkilerin, hayvanların ve insan soyunun üzerine dökülmüştü. Bu "kendisi aracılığıyla yaşamın her yere dağıtıldığı evrensel bolluk" idi ve en çok Humboldt'u etkiliyordu. Atmosfer bile gelecek yaşamın çekirdeklerini taşıyordu: polen, böcek yumurtaları ve tohumlar. Hayat her yerdeydi ve bu organik güçler durmadan iş başında, diye yazıyordu."