Revnaktar

 “Ey gönlüm, derdin varsa eğer uyan uykudan! Seni yemen ve uyuman için getirmediler. Farz edelim cümle alemi yedin, ölümden kurtulamazsın savaşsan da! Kendinden daha ne kadar zarar göreceksin? Ey kendine afet olan! Afet, musibet sensin; kalk kendi önünden.”
Reklam
Artık bütün yollar benim, her yerde bir yuva arayabilirim ama ne kadar yol gidersem gideyim dünya yuvası olmayan herkese daracık.
En çok sevene mahsustur, sevgi göstereyim derken işin cılkını çıkarmak.
Dünyanın kaç bucak olduğunu öksüz kaldığımda, üvey anaya düştüğümüzde ya da kardeşim anamın yanına gittiğinde değil, o herif beni bir gün olsun sevmeyince anladım. Beni sevmediğini sevgisizlikten çok, başka kadınları nasıl sevdiğini bildiğim için anladım. Dünyanın bir bucağı bile benim değildi,kaybedecek bir şeye sahip olmadığımı anladım. Beni gördüğü ilk an beni hiç sevmeyeceğini,kaybedeceğimi biliyordum. Yine de evet dedim nikah memuruna. Belki sever diye, sevmedi.
Sayfa 113·Kitabı okudu
Biliyordum,diyor. Neyi, diyorum. Olmayacağını. Kaybedeceğimi. O zaman neden oğlum? Bana dünyanın kaç bucak olduğunu sen öğretemezsin teyze. Ben öğrenirim. Boş bir hayalin peşinde değerli olanı kaybedersem öğrenirim. Öğrendin mi bari,diyorum. Öğrendim, diyor. Bıyık altından sırıtıyorum, ağır gel Şeref daha âşık olmadın.
Sayfa 112·Kitabı okudu