Çorak kalbimin bilmediği şeylerden bahsediyordu. Yeşermiş bir bahçe görüyordum o konuştukça. İçinde en şirin canlıların cıvıltıları eksik olmuyordu. Çimeni taze, kokusu ıtır, göğü berraktır. Yalın ayak dolaşabilirdi insan o düşün içinde
"İçimdeki şu tarifsiz şeyle,evet bu şeyle, hiçbiriniz yarış edemezsiniz kesinlikle," diyordum.
Başkasını teselli etmek, başkasının acısını, kederini paylaşmak meğer bir şey değişmiş. Ellerimle yüzümü örtüyordum. Ellerim, yüzüm benim miydi ?
.....
Kaçmaya çalışıyordum, kaçacak hiçbir yerim kalmayan bu düşüncelerden. Kaçmak ve bir yerlere saklanmak istiyordum. Galiba dünyada öyle bir yoktu.
Bin nedametle anladık ki dünyada belki her şeyi bulmak kolay, kendini bulmak zormuş. Kendimizi nerede bulalım ? Kendi dışımızda nereye koştukça gurbette kaldık