Reyyan Öztürk

Reyyan Öztürk
Kurtar onu bunlardan. Hekimsin madem, Kafanın derdine de deva bulamaz mısın? İçimize kök salmış bir kara düşünceyi Söküp atamaz mısın aklımızdan? Beynimize işlemiş kuşkuları silemez misin? Her şeyi unutturan tatlı bir ilaç verip bize, Atamaz mısın göğsümüzü daraltan zehiri, Yüreğimize çöken o baskıyı içimizden?
Reklam
Ah zavallı memleket! Kendini tanımaktan Korkar oldu nerdeyse! Anamız değil, mezarımız demeli artık İskoçya'ya. Yüzü gülmez oldu kimsenin, Olan biteni bilmeyenden başka. Ahı gökleri tuttu milletin, duyan yok. En büyük acılar gündelik kaygılara döndü. Ölüm çanları çaldığı zaman kilisede, Kimin için çaldıkları sorulmuyor bile. Doğru insanların ömrü çabuk tükeniyor, Şapkalarına taktıkları çiçeklerden daha çabuk! Hasta olmadan ölüveriyor insan.
Bırakalım dertleşmeyi de kılıçları çekelim, Yerde yatan anamızı, vatanı koruyalım erkekçe. Her doğan gün yeni dulların ahlarıyla dolu. Yeni yetimler ağlıyor her sabah, Yeni acılar savruluyor göklere çığlık çığlık, Aynı sesle ağlıyormuş gibi bütün İskoçya.
Ya gecenin zaferi bu, Ya da gün utanıyor doğmaktan.
Sayfa 42
Uyuyanlar ve ölüler birer resimdir sadece! Umacı resimleri çocukları korkutur yalnız.
Reklam