Reyyan Öztürk

Reyyan Öztürk
Aşkta gurur olur mu?
7/10
·424 syf.·
2025 13. kitabı
Kitabı okumamın üzerinden hayli zaman geçti, arada unuttuğum detaylarda var lakin yazmışken atmamazlık yapmak istemedim. Ben Gurur ve Önyargının filmini de kitabını da çok seviyorum aslında. Hatta filmini biraz daha fazla seviyor bile olabilirim. Karakterleri, müzikleri… Bence bütünüyle bir sanat filmi. Karakterler genel anlamda çok iyi yazılmış zaten ama Elizabeth de Darcy de insana kendini sevdiriyor. Okurken insanın içini hem âşık olma isteğiyle dolduruyor hem de çektikleri acıyı görünce aşktan uzaklaştırıyor. Benim için her daim aşkta gurur vardır; kitap bu düşüncemi çok az da olsa yıkıyor ve bence böylece bir noktada amacına ulaşıyor. -Tabii kitabın amacının bu olduğunu iddia etmiyorum ama yinede anlattığı temel şeylerden biriydi.- Yine de insanın gururunu yıkabileceği kadar büyük bir aşk yaşaması, özellikle bu çağda böyle bir insana rastlaması zor olduğundan bir noktada da reddediyorum bu fikri işte. Kitap dönemi çok güzel yansıtıyor. Günümüz kafasıyla düşününce insanı okurken delirtiyor, özellikle annesi ve kardeşleri. Annesinden nefret ediyorum; Lydia’dan da biraz, ama onu yetiştirilme tarzından dolayı tamamen suçlayamıyorum. Ki bu dönemde bile böyle düşünen kadınlarımız varken Lydia’ya bence o kadar kızma hakkımız yok. Elizabeth’in, döneme rağmen oturmuş karakteri ve gücü onu daha çok sevmemi sağlıyor. İnanılmaz güçlü ve hoş bir kadın. Ayrıca filmde de tam hayal ettiğim gibi. Bu noktada Jane Austen’a da hayran olduğumu söylemek istiyorum, açıkçası vakit bulursam okumak istediğim başka kitapları da var. -Bu arada bildiğim kadarıyla yazar da zamanında kendinden maddi olarak üstün birini sevmiş ama bu yüzden evlenememişler. Bunun üzerine bu kitabı yazmış ve bence Mary ve Elisabethin içine biraz kendinden parçalar katmış. - Darcy ve Elizabeth dışında,
Gurur ve ÖnyargıJane Austen · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202598bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Puan vermedi·328 syf.·
2024 18. kitabı
Hayal kırıklığı... Yavaş okuduğum, son 100 sayfasını zor ilerlettiğim bir kitaptı. Özellikle roman olduğu için akacağını düşünmüştüm lakin sonrasında hiç öyle olmadı. Deniz-Tarih ile ilgili olmama rağmen içimi sıktı. İçinde yanlış bilgiler vardı. Bunlardan biri Naverin Muharebesi hakkında. (Sayfayı şu an bulamadım ama daha sonra ekleyeceğim.) Barbaroslar hakkında daha iyi kitaplar olduğuna inanıyorum. Biraz zaman kaybı gibi geldi. Kaynakçası yeterli değildi ve çok konuda eksik kalmış gibi hissetirdi.
Denizler Fâtihi Barbaros Hayreddin PaşaEbubekir Subaşı · Çelik Yayınevi · 202157 okunma
Puan vermedi·154 syf.·
2024 17. kitabı
Bazen, kazanacak olmanın hırsıyla çabalar durursun. Her seferinde senden bir parça gider, zamanla içten içe delirirsin. İşin sonunda tek kazancın aldığın dersler ve yaralar olarak kalır. En büyük kazanç ve kayıp budur zaten belkide. Yaşlı Adam ve Deniz bittiğinde bu muydu yani dediğim, aslında içten içe sonunu bildiğim lâkin okumayı da bırakamadığım güzel bir kitap.
Yaşlı Adam ve DenizErnest Hemingway · Bilgi Yayınları · 202541,1bin okunma
Medeniyet adı altında bir korkak çobanın hükmü
9/10
·168 syf.·
2023 17. kitabı
Martılar, okuduğum kitaplardan sonra aklıma özgürlükçü kuşlar olarak yazılmış, kendilerine özel hiç şiirleri-şarkıları olmamış, sabahları çığlıklarıyla; kendilerince güzel besteleriyle bizi uyandıran, beyaz ve asil hayvanlar. "Yasak tanımaz rüzgar Zincir vurulamaz martıya Bir de insan kalbine" "Son Ada", belki de gerçekten son olduğundan beni inanılmaz etkilemiş, karakterleri sinirleri geren (bir uyarlamasını gerçekte yaşadığımız ve bir kaçış-kurtuluş yolumuzun, kurtarıcımız olmadığı gerçeğini düşündüğümden) zaman zaman sıkıldığım, ama çokça etkilendiğim ve hayatıma büyük bir etkisi olan ve olacak bir kitap olarak bir kenarda duracak her zaman. "Her devrimin bir kurbanı olmalı!" cümlesiyle tüylerimi diken diken etmiş, gerçekleri inceden ama açıkça ifade eden, Zülfü Livaneli'nin ustaca yazdığı eseri. Kitap, cennet gibi bir adada huzurla yaşayan halkın arasına, bir devlet adamının, yazarın tabiriyle bir korkağın adım atmasıyla başlıyor. Sonrası bir felaket, içimdeki son zamanlarda demokrasiye olan inancımı kaybetmeye başlamış tarafımı körükleyen, demokrasinin her zaman iyi olmadığını vurgulayan, insanların ne kadar kör ve aptal olduklarını, her zaman her şey bittikten, felaketler yaşandıktan sonra kafalarına dank etmesini ve çoğu zaman etmemesini anlatıyor. "Bir yerde kötülük varsa, oradaki herkes biraz suçludur." Pek çok kez bırakmak istemem rağmen, konunun işleniş şekli ve yazarın anlatımı dolayısı ile kendimi okumaktan alıkoyamadığım; sonunda, sonlarını hakettikleri düşüncesiyle sevindiğim, yalnızca masum olan iki, belki üç kişi için üzüldüğüm, yalnızca yaşanan her şeyin sonunda adanın ahının çıktığı, yalnızca canlıların ve tabiat ananın zarar gördüğü, yalnızca tek demek istediğim kitabın kesinlikle okunması, insanların bilinçlenmesi ve mücadeleyi elden
Özgürlük Dili
Son AdaZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 202062,2bin okunma
Az bir miktar Spoiler
8/10
·74 syf.·
2023 15. kitabı
Yıkıcı çaresizliğin sonunda hepsi bir nokta buluştu. İsteyerek yahut istemeyerek kaçınılmaz sona ulaştılar. Önce aşkın takıntı halini okuyoruz. Sevgi öldürürmüş. Bir kez daha anladım bunu. Aşk yalnız takıntıdan ibaretmiş belkide. Hepsi bulundukları ortama yabancı kalmış bir noktada. Yalnızlığın ve bilinmezliğin çaresizliği yapışmış üzerilerine. Tanıdık bir ortamda, kalabalıklar içinde de yalnızlık ve yabancılık çekebilir insan ne de olsa. Vazgeçmeyi anlatmış bence Stefan Zweig. Buram buram çaresizlik kokan bir kitap neticede. Okurken çaresizliğin içinize işlediği bir kitap. Kendilerinden, geleceklerinden ve geçmişlerinden vazgeçmiş bir grup insanı anlatmış Stefan Zweig
Huzursuzluk ve çaresizlik
Ay Işığı SokağıStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202182,1bin okunma