Kitabı okumamın üzerinden hayli zaman geçti, arada unuttuğum detaylarda var lakin yazmışken atmamazlık yapmak istemedim.
Ben Gurur ve Önyargının filmini de kitabını da çok seviyorum aslında. Hatta filmini biraz daha fazla seviyor bile olabilirim. Karakterleri, müzikleri… Bence bütünüyle bir sanat filmi.
Karakterler genel anlamda çok iyi yazılmış zaten ama Elizabeth de Darcy de insana kendini sevdiriyor. Okurken insanın içini hem âşık olma isteğiyle dolduruyor hem de çektikleri acıyı görünce aşktan uzaklaştırıyor.
Benim için her daim aşkta gurur vardır; kitap bu düşüncemi çok az da olsa yıkıyor ve bence böylece bir noktada amacına ulaşıyor. -Tabii kitabın amacının bu olduğunu iddia etmiyorum ama yinede anlattığı temel şeylerden biriydi.- Yine de insanın gururunu yıkabileceği kadar büyük bir aşk yaşaması, özellikle bu çağda böyle bir insana rastlaması zor olduğundan bir noktada da reddediyorum bu fikri işte.
Kitap dönemi çok güzel yansıtıyor. Günümüz kafasıyla düşününce insanı okurken delirtiyor, özellikle annesi ve kardeşleri. Annesinden nefret ediyorum; Lydia’dan da biraz, ama onu yetiştirilme tarzından dolayı tamamen suçlayamıyorum. Ki bu dönemde bile böyle düşünen kadınlarımız varken Lydia’ya bence o kadar kızma hakkımız yok.
Elizabeth’in, döneme rağmen oturmuş karakteri ve gücü onu daha çok sevmemi sağlıyor. İnanılmaz güçlü ve hoş bir kadın. Ayrıca filmde de tam hayal ettiğim gibi. Bu noktada Jane Austen’a da hayran olduğumu söylemek istiyorum, açıkçası vakit bulursam okumak istediğim başka kitapları da var.
-Bu arada bildiğim kadarıyla yazar da zamanında kendinden maddi olarak üstün birini sevmiş ama bu yüzden evlenememişler. Bunun üzerine bu kitabı yazmış ve bence Mary ve Elisabethin içine biraz kendinden parçalar katmış. -
Darcy ve Elizabeth dışında,