Kalmadı, artık dayanacak mecalim kalmadı. Tanrım, bana neler yapıyorlar! Kafamdan aşağıya soğuk sular boşaltıyorlar. Beni hiç dinlemiyor, anlamıyor, görmüyorlar. Ne yaptım onlara? Bana neden işkence ediyorlar? Zavallı benden ne istiyorlar? Onlara ne verebilirim? Hiçbir şeyim yok. Gücüm yok, işkencelerine dayanacak mecalim yok. Başım alevler içinde yanıyor ve gözümün önünde her şey dönüyor. Beni kurtarın! Alın beni! Bana, rüzgâr gibi hızlı ve güçlü bir at verin. Otur at sürücüsü! Çanlarım çalın, atlarım şaha kalkın, beni bu dünyadan götürün!
Hangi kitabı açtıysam seni okudum yıllardır
Hangi aynaya baktıysam seni gördüm
Gel desen gelemem
Git desen gidemem
Öl desen kanım akmaz
Anladım artık seni sevmek yüce bir şey
"Her aşk mutlu etmiyordu. Her aşk güzel gitmiyordu. Güzel gidebilmesi, mutlu edebilmesi için iyiye âşık olmak lazımdı. Yedi milyar insanın bir arada yaşadığı bu mavi gezegende, en iyiyi bulabilmek lazımdı. Seni üzmeyecek olanı ve senin üzmeyecek olduğunu. Sonsuza kadar kalbi senin için atacak olanı ve senin kalbinin de sonsuza kadar onun için atacak olanı."