Ricky

"Hayat kısadır. Il faut rigoler."*
*Fr Eğlenmeye, gülmeye bakmalı.·Kitabı okudu
Reklam
Arap heyecanla onun kolunu çekiştirmeye başladı. "Haydi, haydi," diye bağırdı. "Viens** Bir içki ısmarlayayım sana" "Ben içki içmem. Çok geç oldu." Yanlarında dalaşmakta olan iki kedi birbirine miyavladı. Arap tıslar gibi bir ses çıkarıp ayaklarını yere vurdu; kediler iki yana kaçıştılar. "Çay içeriz o halde," diye direndi adam. Port içini çekti. "Bien."***
**Fr Gel. ***Fr İyi.·Kitabı okudu
"Yürüyüş yapmak ister misin?" diye sordu. "Ne? Yürüyüş mü? Nereye?" "Oraya." Kolunu dağlara doğru kaldırdı. "Ne var orada?" "Hiçbir şey." Aralarında bir sessizlik daha oldu. "Sana bir içki ısmarlarım," dedi Arap. Sonra hemen ardından, "Adın ne?" diye sordu. "Jean," dedi Port. Arap bu adı iki kere tekrarladı. Sanki ne anlama geldiğini dü­şünüyordu. Parmağını kendi göğsüne vurarak, "Ben İsmail," dedi. "Ee, gidip içki içiyor muyuz?" "Hayır." "Neden?'' "Canım istemiyor." "Canın istemiyor. Ne yapmak istiyor canın?" "Hiçbir şey."
Oysa şimdi tam ter­sine, çocukça bir zafer duygusu hissediyordu. "Kötü müyüm ben... Kötüysem ne olmuş!" Masalarda oturan birkaç kişi sessizdi ama konuştukları zaman kentin üç dili birden duyuluyordu: Arapça, İs­panyolca ve Fransızca.
Müslümanlar mı, yoksa Hıristiyanlar mı; bilmezler. Tek bildikleri para. Onu bulunca da istedikleri sadece tıkınmak.
Reklam