*Kendi düşüncelerimi belirterek yazdığım bir incelemedir.*
Eh, 5 gün sonra doğum günüm var, ve ben 28. yaşına basacağım... bu kitabı niçin daha önceleri okumadığım için nedamet ile sicim arasında gelgitler yaşıyorum. Okurken düşündüren, düşündürürken de gözlerinizin dolmasına neden olacak bir eser. Filmini izlemiştim 20 yaşında iken, fakat kitaplara o kadar meraklı birisi değildim... daha çok sinemaya aşık biri idim. Nedendir bilinmez bunun cefasını çekiyorum şu an, ve aynı zamanda kendime olan kötümserliğini farkındayım -ki bu esaret benim dimağımı kemiriyor. Heyhat! Dün ansızın kitapçıya gittim ve bu kitabı bulmak için cebelleştim nedensizce. Çünkü Nemecsek'i kendime göre bir tahayyül ediyordum, çocukluğum da ansızın böyle süregelen şeyler yaşandı için. Kütüphanem de anısını ilelebet yaşasın diye, bir bir kitapçıları gezdim. Zakkum bahçesinde yalınayak dolaşırken birdenbire bir güneş peyda oluştu. Her yer ışıl ışıldı, gözlerimin içinde renk renk matlaşan bir cisim beliriyordu; durmadan ivme kazanan bu cisim, benliğimde fütursuzca hezeyanlar saçıyordu. Sahiden sonlara doğru gözlerim dolması, beni içinden çıkılamaz bir labirentvari bölgeye hapsetmesi kadar olanaksız bir şey yoktu. Kendime çok kızıyorum, yüksünüyorum, hayıflanıyorum nedensizce münkesir davranmama neden oluyor. Gerçi okumanın yaşı yoktur diyorum kendime defalarca, ne demişler; geç olsun, güç olmasın.