Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Dr. Daniel G. Amen’in nörobiyoloji ile psikolojiyi harmanlayan Âşık Beyin adlı eseri, insanın en yüce ve mistik kabul ettiği "aşk" duygusunu yüksek teknoloji ürünü SPECT (tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi) görüntüleme yöntemleriyle masaya yatıran modern bir nöro-psikoloji çalışmasıdır. Eser, romantik ilişkilerin evrelerini; dopamin, oksitosin ve serotonin gibi nörotransmitterlerin birer katalizör olarak rol oynadığı biyolojik birer süreç olarak tanımlarken, okuru kalbin değil, gri hücrelerin yönettiği bir labirente davet eder.
Kitapta aşk, sadece hormonal bir esrime hali değil; partnerlerin beyin kimyalarının birbirini nasıl dönüştürdüğünü, yaraladığını ya da şifalandırdığını gösteren evrimsel ve klinik bir vakadır. Amen, beynin farklı bölgelerindeki aşırı ya da düşük aktivitenin ilişkilerdeki bağlanma, kıskançlık, saplantı ve çatışma dinamiklerini nasıl doğrudan şekillendirdiğini bilimsel bir realizmle belgeler.
Aşık BeyinDaniel G. Amen · Pegasus Yayınları · 201041 okunma
Ne kadar sık içersiniz? diye sordum.
"Ah, pek sık değil." diye yanıtladı.
"Ne kadar sık değil?"
"Ah, günde belki üç dört içki içerim."
"Her gün mü?" dedim.
"Evet, her gün. Ama bu asla bir sorun yaratmaz. Asla sarhoş olmam. İçki yüzunden başıma hiçbir bela açılmadı," diye yanıtladı kaygılı bir şekilde.
"Neden her gün içki içiyorsunuz?" diye sordum.
"Oğlumuz üniversite için evden gittiğinden beri, içimde dolduramadığım bir boşluk var. Bara gitmekten ve arkadaşlarımı görmekten büyük bir zevk alıyorum. Sosyalleşiyorum, bilirsiniz işte, Cheers adlı dizideki gibi."