Seni bulacağım,” diye kulağıma fısıldadı. “Söz veriyorum. Eğer Araf’ta iki yüz yıl dayanırsam, sensiz iki yüz yıl... İşte o zaman o benim cezam olur, suçlarımdan dolayı kazandığım cezam. Yalan söylediğim, öldürdüğüm ve çaldığım için; ihanet edip, insanların güvenleri kırdığım için. Ama yalanları dengeleyecek tek şey var. Tanrı’nın karşısına çıktığım zaman geri kalanını dengelemek için tek bir şey söyleyeceğim.
Yüce Tanrım, bana eşsiz bir kadın verdin ve Tanrım, ben onu çok sevdim.”
Sanatın anayasal devletin zorunlu ve bütünleyici parçası olduğunu herkes kavrayamasa da, en azından antik dönem sayesinde bu gerçeği anımsamalıyız; antiklerin evrensel festivalleri, ölümsüz anıt ve oyunları, tıpkı kamusal yaşam faaliyetleri gibi tek bir evrensel, nesnel ve canlı sanat eserinin farklı tezahürleriydi.