Friedrich Schelling

İnsan Özgürlüğünün Özü Üzerine yazarı
Yazar
9.0/10
33 Kişi
271
Okunma
74
Beğeni
8,1bin
Görüntülenme

Hakkında

Friedrich Wilhelm Joseph Schelling sonradan Friedrich Schelling, (d. 27 Ocak 1775 – ö. 20 Ağustos 1854) Alman İdealist düşünür. Fichte'nin temel kavrayışını ve idealist bakış açısını paylaşmakla birlikte, onun mutlak ego'nun bir ürünü olarak yalnızca bireysel bilinçle iradeye karşı koyan bir engel işlevi gören doğa anlayışına karşı çıkmıştır. Gerçeklik; temelde insan ruhuna ya da tinine çok benzer olan ve kendi kendini belirleyen canlı bir süreç ise, doğa yalnızca iradeye karşı koyan, ölü, mekanik bir düzen olamaz. Schelling'e göre; biz insan varlıkları doğayı anlayabiliriz, çünkü doğanın bizimle bir yakınlığı vardır, çünkü o dinamik bir zihnin ifadesi olup, onda yaşam, akıl ve amaç vardır. Schelling, romantiklerle birlikte, tin, zihin ya da akıl kavramını bilinçsiz, içgüdüsel ve amaçlı bir gücü de içerecek şekilde genişletir. Var olan her şeyin mutlak temeli ya da kaynağı yaratıcı enerji, mutlak irade ya da egodur, her şeyde hüküm süren dünya-ruhudur. Aktüel olan her şey, Schelling'e göre ondan çıkar. Şu halde, ideal olan ile gerçek, düşünce ile varlık bir ve aynıdır. Schelling, Fichte'yle birlikte, değişmez töz düşüncesini reddeder ve onun yerine evrensel yaşamı, bilinçsizlikten bilince doğru gelişen ve nihai amacı, insandaki kendi kendisinin bilincine varan akıl olan, canlı, yaratıcı ve amaçlı bir evrim ilkesini geçirir.
Tam adı:
Friedrich Wilhelm Joseph von Schelling
Ünvan:
Alman İdealist, Düşünür.
Doğum:
Marbach am Neckar, Almanya, 27 Ocak 1775
Ölüm:
Bad Ragaz, İsviçre, 9 Mayıs 1805

Okurlar

74 okur beğendi.
271 okur okudu.
12 okur okuyor.
284 okur okuyacak.
7 okur yarım bıraktı.

Okur demografisi

Kadın% 39.5
Erkek% 60.5
0-12 Yaş
13-17 Yaş
18-24 Yaş
25-34 Yaş
35-44 Yaş
45-54 Yaş
55-64 Yaş
65+ Yaş
Reklam

Alıntılar

Tümünü Gör
“Gökteki güneş nasıl diğer bütün ışıkları örtüyorsa, aynı şekilde sonsuz güç bütün sonlu güçleri bastırır. Tek bir varlığa atfedilen mutlak nedensellik, diğer tüm şeylere ancak koşulsuz bir pasiflik bahşeder. Bu, evrendeki her şeyin Tanrı’ya bağımlı olduğunu söylemek demektir; yani tüm sonlu şeylerin varoluşunun, ilahi ve sürekli bir yeniden yaratma sürecinde, şu ya da bu düşünceler, çabalar ve eylemler olarak belirlenmesi demektir. Özgürlüğü kurtarmak için, Tanrı’nın, insanın eylemde bulunabilmesi adına kadir-i mutlaklığını geri çektiğini ya da insanın iradesinin özgür olması için ona izin verdiğini söylemek, hiçbir şeyi açıklamaz: Tanrı gücünü bir an bile geri çekse, insanın insan olarak varlığı son bulur.”
Sayfa 40·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
“Yalnızca özgürlüğü gerçekten tadan kişi, her şeyi özgürlükle kıyaslamaya, onu tüm evrene yayma özlemi duyar. Felsefeye özgürlük üzerinden gelmeyen biri, başkalarını, onların neden böyle yaptığını hissetmeden takip eder ve yalnızca onların yaptığını taklit eder.”
Sayfa 52·Kitabı okudu
Felsefe-Düşünce
Reklam
Reklam