Nasılsın diye sorma?
Yorgunum.
Yılların yorgunluğu, sırtımda kambur oldu.
Hem kalbim,
Hemde bir ayağım çukurda artık.
Birazda dargınım hayata,
Hep tuz pembe görünüp,
Taktı peşine, deli divane gibi boş yere.
Eskisi gibi değil hayat,
Gönüller kirlendi.
Sevda,
Mertlik,
Komşuluk,
Ve
insanlık kalmadı,
Bir bir döküldü kalplerden toprağa.
Mezarlık ölü dolu, kimse yok evlerde.
Ne soğanın tadı var,
Nede şarkılar kederli artık.
İnsanlar kokuyor artık,
Kedimin temiz kukusundan biliyorum.
Mutluluk eski sokaklarda kaldı.
Eskilerde kaldı her ne varsa işte.
Rıdvan ERTAŞ
Mutluluk fukurduyordu kahkahalar eşliğinde, sobalı evimde.
Sevgi mi?
Soğuk kış gecelerinde sıcak bir çay bardağıydı, içimizi ısıtan.
Üşümezdi insanlar. Neden mi?
Soğuk insan yoktu ki,
eski takvim yapraklarında.
Şimdi mi?
Mutluluk savruldu, takvim yaprakları gibi.
Sevgi mi?
Elekten harmanlanıyor,
Ekmeye; tohum yok denecek kadar az,
Yeni takvim yapraklarında.
Rıdvan ERTAŞ