Böylece hayatımın ilk yarısını bir başkası olmak istediğim için kendim olamadan, ikinci yarısını da kendim olamadığım yıllar için pişman olduğum için bir başkası olarak geçirecektim.
Gece yarısı bütün kalabalıktan ve onların “hayat” diyerek içine iyice gömülmemi, gömülmemizi istedikleri o iğrenç kargaşanın çamurunndan uzakta oturmaktan ne kadar memnun olduğumu o zaman sezdim.
Hafızamızın, biz yaşlandıkça fazla yük taşımak istemeyen huysuz bir yük hayvanı gibi attığı ağırlıklar en sevmedigi yükler midir, en ağırları mı, yoksa en kolay düşenler mi ?