Büyük bir velîye, ondan alarak velîler halkasını mukad. des noktaya iliştiren son veya ilk düğüm Ebubekir hazretlerine
<- Allahım; sen kâmil kudretsin.. Ne dilersen yaparsın. atfedilen bir dua vardır:
Benim vücûdumu büyüt, o kadar büyüt ki, cehennemini yalnız ben doldurayım.. Başka hiçbir kuluna orada yer kalmasın.»
İslâmiyette merhamet yok diyenlerin ve merhametin bu kadar ulvîsini, aynı zamanda bu kadar gizlisini görmeyenlerin yüzüne tükürmek istiyorum!
İslâmlığın kılıcı da operatörün neşteri gibi, merhamet âletinin ta kendisidir.
Bizi kolay kolay anlıyamayacaklar... Anlarlarsa, asırlardan beri muhtaç oldukları şeyin de ne olduğunu anlarlar. Biz, dördüncü buuttan bahseden, sekizinci rengi arayan delilerin muamelesine uğruyoruz. Zira kolayına, ucuzuna gitmiyoruz. Ne âlemin en büyük giriftini ucuzlaştırmış sözde müminler, ne de onu âlemin en büyük ucuzu diye gören yeni zaman perakendecisi ibiş münkirler bizdendir.
İnsan , bildiği şeyi, bilinmiş zanneder. Halbuki insanın en fazla bilmediği şey, bildiği, bildiğini zannettiğidir. Üstelik gururu, gerçek bilgiye karşı küstahlığı ve istidatsızlığı da cabaS... İşte büsbütün cahil olanların sevimli tarafları gurursuzluk, bildiklerini zannetmeyişleri... Ne büyük ilim bu...
TEL: “Telegraf - telefon - telegram”ın kısaltılmış şekli.
TELEGRAM: Telegraf, telegrafla yollanan haber.
TELEGRAF: Elektrikle çalışan bir cihazla, mors alfabesi denilen işaretleri, mukabili olan bir cihazda tesbit etmek, sonra onları bildiğimiz harflere döndürmek. Uzak yerlerle haberleşme.
TELEGRAM'ın, telegraf ve telefondan farkı, mukabilinde cihaz yerine insan beyni bulunması; yâni zihin kontrolüne verdiğim ismin sebebi, bu benzeteme içinde karşılıklı haberleşme. Bu haberleşme de, bildiğimiz konuşma şeklinde anlaşılırsa, inisiyatif TELEGRAMCI'nın elinde. Bildiğimiz türden karşılıklı konuşma imkânının dışında, TELEGRAMCI, düşünceleri senin suskunluğunda da, ister sorduğu zaman, isterse alelâdeliğin içinde, bu marifeti de sana baskı unsuru olarak kullanmak üzere alabilmekte. Bütün duyu organları ve vücud fonksiyonları beyinde toplu ve bu yoldan vücuda tesir edebilme işi de neticede sözkonusu amaca bağlı olduğuna göre, her biri ayrı ayrı ele alınabilir marifetlere sahib cihazı ve eserlerini TELEGRAM ismi ve kavramı altında anlatmayı uygun buldum-buluyorum. Cihaz, sanki ayri fonksiyonlara sahib tekniklerin birleşimi gibi: Bu yüzden de, bazı anlattıklarımdan mevzuları itibariyle bazı şeyleri anlayanların söyledikleri, parça-bölük bir mübhemlikte kalıyor.