Uzun zamandır okumak için ellerim kaşınıyordu, sonunda alev saçlı bu dost ile tanışmak için duyduğum sabırsızlığa dayanamayarak cesaret ettim. Her zamanki gibi, yine cesaretimin mükafatını aldım, belki de şimdiye kadar aldıklarımın içinde en iyisiydi. O kadar hızlı ve iştahla okudum ki, her ne kadar pek çok yer muhteşem hoşuma gitse de parmaklarım buraya yazmak için geç kalmış oldu. Fakat bir bütün olarak beğenilerimin en üstünde yer alacak bu kitaba kitaplığımın en nadide köşelerinde yer ayıracağım.
Kitabı çok büyük umutlarla ve konusundan dolayı merakla okumaya başladım. Başta "anımsamak" ve "hatırlamak" ile ilgili hoş bir ayrım yapıyor Soren. Hatırlamanın nispeten daha basit bir eylem olduğunu, ayrıntılarla olayları belleğe tekrar geri çağırmak olduğunu söylüyor. Anımsamak ise sanki hatırlamanın damıtılmış ve çok daha haysiyet kazandırılmış hali gibi anlatıyor. Tıpkı suyu uçtukça ya da yıllandıkça daha da derinlik kazanan bir şarap gibi. Tıpkı kendinden vermesi gibi şarabın, anımsamak da hatıraların ayrıntılardan kurtulup çok daha yalın ve estetik bir çıplaklıkla ortada kalması gibi. Ayrıca anımsamanın çok daha emek isteyen ve değerli bir süreç olduğunu da belirtiyor.
Aslında çok güzel işlenebilecek gibi görünen, ziyafet ve konuşmalar fikri, şaraptaki kendiliğine ulaşma ve ardından bütün ben'e müdahele edenlerden kurtulduktan sonra sohbet etme konseptini Soren maalesef ki elinde patlatmış bana kalırsa. İlk konuşanın aşktan hem korkar hem ister tutumu, durmadan sanki konuşmayı bir oraya bir buraya çekerek yalpalar izlenimi bence çok büyük bir çelişkiydi. Fakat olması gereken bir iç çekişme yerine kurgulanma hatası gibi durduğundan göze batıyordu. Yine de bahsettiği "Trajik olan komiktir" fikri bana çok samimi geldi ve düşününce katılmaktan kendimi alamadım. Çünkü olması gereken doğallık, uygunluk yerini başka bir şey ile doldurulmaya kalkılırsa, bu elbette abes olur. Doğru yerleştirilmeyen anlam, bir anda zihinde hem doğru anlamı hem de başarısız (uygun olmayan) anlamı bir arada algılanmasına sebep olacağı için bu karmaşa gülme isteği doğuracaktır, bu neden komik olduğudur. Aynı şekilde, doğallığı bozulan ve uygunsuz ilerleyen anlam büyük bir üzüntü ve hoşnutsuzluk da doğuracaktır. Bu da neden trajik olacağıdır. Tıpkı kara mizah, trajik komik tiyatroların ruhu
Samimiyetle Shakespeare'in ''Romeo ve Juliet'' eserinden çok daha fazla beğendiğimi söyleyebilirim. Sonu gerçekten dramatik bir sondu ve absürt de bulmadım.
HamletWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202358,5bin okunma
Kitabın güzel ve edebi nitelik taşıdığını düşünmeme rağmen yine de toplumda verilen değerin kitabın aslında olduğuna kıyasla gereksiz ölçüde fazla olduğuna karar verdim. İdeal bir kadın-erkek ilişkisinde tamamlanma hissinin verdiği tatminin herkesi etkilediği ve bu hissin kitabın(öyle olmadığını belirtmek isterim) tamamındaymış gibi varsayılmasını bu yüzden de inanılmaz iyi bir esermiş gibi değer görmesini, popüler kültürün şişirmesi olarak görüyorum.
Romeo ve JulietWilliam Shakespeare · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202475,9bin okunma
Kitap klinik psikologlar ve psikoterapistler için güzel ve açıklayıcı, fakat Jung'un Dört Arketip kitabında 50 sayfada anlattığı Anne arketipinin psikolojik yönleri bölümünde bu kitabın tamamının gözlemlendiği pratik düzlemin teorik altyapısını verebiliyor, bu açıdan okuyunca keşke direkt bu kitabı alsaydım diye geçirmeden edemedim. Bu yüzden kitabın yaklaşık yarısında konunun benimle daha uyuşan kısmını keşfettikten sonra bırakma kararı aldım.
edit: Kitabı bitirme kararı aldım. Gerçekten yardımcı olacak bir kitap, boş beleş avutma amacıyla yazılmış popüler kültüre ait kişisel gelişim kitaplarına benzemiyor.