"Hani bana demiştin ya eğer istersen güneşi bile söndürecek kadar güçlüsün, diye..." Cümlemin devamını getiremeden lafımı kesti.
"Evet?"
"Benim güneşim sensin Keremsu..." Dedim çekinerek.
"Ve ben,seni söndürebilecek kadar güçlü olmak istemiyorum.Yanında olmak beni yakıp küle çevirecek olsa bile razıyım.Yeter ki hep sen ol!"
"Dünyaya öyle ters düşmüşüm ki belki yok olurum diye geceyi hapsetmişler beni.Belki, tıpkı önüne atıldığım bu kara trenin gecenin içinde silindiği gibi ben de karanlığımla içine karışırım ve kaybolurum sandılar."
"Dedem ve babaannemin hikayesini dinlerken biliyordum,bir gün ben de bunu yaşayacağım.Bu yüzden hiçbir zaman seni tanımak için zamana ihtiyacım varmış gibi hissetmedim. Seni zaten tanıyordum.Seni tanımadan seninle karşılaşmış,aşık olmuş,elini tutmuş,sohbet etmiş saçını okşamıştım.Seni zaten tanıyordum.Deli gibi seni sevmeyi bekliyordum.Ben sana dün de âşıktım. bugün de âşığım.Yarın da âşık olacağım.Dün,bugün,yarın ve sonsuza kadar.."