Kimselerin bir şey anlamadığı, dillerini bilmediği, bu dünyaya ait, ancak başka bir dünyadan gelmişler gibi yabancı muamelesi gören, sadece hayali hikayelere ve şevbuherk meclislerinde anlatılan efsanelere konu olan bir tarihe ve kadere sahip bu insanlar.
İnsanlar ve halklar, ülkeler ve medeniyetler de yıldızlara benziyordu; çıkıyor, süsleniyor, parlıyor şavkıyla her yere aydınlık saçıyor ve daha sonra eriyip yok oluyorlardı. Her gece tekrarlanan oyun, insanın ve insanlığın en eski ölümsüz oyununu hatırlatıyordu bana.