Dünya uykuya yattığında, gökyüzü kıvılcım saçmaya, yıldızlarla süslenmeye başladığında ve nehir suyuna dün bir dinginlik düştüğünde, işte o zaman, ne yapın edin, uyanık kalın ve sesleri, onların içindeki ince tınıları dinleyin; gece esen rüzgarın içinde, kadim ve kanla sulanmış bir tarihin ilahi, ağıt ve duaları, çobanın kavalının sesinde dünün hüzünlü olaylarının soluğu, günümüz dengbejlerinin sözlerinde, dünün kaybolmuş aşklarının duyguları vardır.
O zaman anladım ki, insanın önünde koyduğu hedefler, şahsi olsun, fikri olsun, insanın düş ve hayalindekilrden oldukça uzaktır ve yolları düz değil, dolambaçlıdır.