Robin Adal

Robin Adal
@Robin_Adal
“Bir sürü kitap okudu ama içindeki huzursuzluk azalmak yerine daha da büyüdü.” Jack London
"bu çocuğun başına büyük işler gel­miş. Gelmiş ki dişleri kenetli. Onu bu hale düşürmüş Onun ba­şına gelen ölüm korkusu, candarma çatışması değil. Daha bete­ri gelmiş. Baksana görmüyor, duymuyor."
Sayfa 296·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Memed değirmenin ortasında durmuş kalmış, düşünü­yor, bazı da bir sevinç dalgası geliyor, tüm bedenini sarıyor, onu uçuruyordu. Bazı bir hüzün geliyor, sızı gibi, ağrı gibi bir hüzün, boğazına bir şeyler gelip tıkanıyordu.
Sayfa 279·Kitabı okudu
Hayata Dair
Bir ağaç ne kadar ulu, ne kadar güçlü, ne kadar sağlam olursa olsun, onu toprağından çıkaracak olursanız kurur. Bizi toprağımızdan çıkardılar, biz kuruyacağız.
Sayfa 250·Kitabı okudu
Hayata Dair
"Kim dedi sana sümüklü İnce Memed, kim dedi sana ağa­mızı öldür de bizi Kel Hamzanın zulmüne bırak?
Sayfa 236·Kitabı okudu
Edebiyat & Roman
"Benim başıma gelenleri hepiniz biliyorsunuz," diye başla­dı. "Benim başıma gelen kul olanın başına gelmedi diyemem, kul olanın başma akıl hayal almadık işler gelmiştir. Ama benim de başımdan dayanılmaz işler geçti. Hepsini biliyorsunuz. So­nunda Abdi Ağayı öldürdüm, fakir fukara kurtulsun diye. Kur­tuldu da... Abdi Ağa öldükten sonra millet şadlık şadımanlık etti, olmaya gitsin. Toprağı paylaştı. Köylü de ben de hep böyle gidecek sandık... Sonra ne oldu? Sonra Kel Hamza geldi. Abdi den bin beter. Eli kanlı. Kan kusturdu millete. Eee, bunun sonu ne olacak? Abdi gitti, Hamza geldi. Bir Hamza, bin Abdi etti... Eeee, benim emeklerime, çektiklerime ne oldu, nereye gitti? Bü­yük aklınız, büyük hüneriniz var, çok gün görmüşlüğünüz var, söyleyin bakayım ben ne yapayım? Bir akıl verin bana." Koca Süleyman: "Ben söyledim sana," dedi sert. "Sular aşağı doğru akar hep. Akçadenize doğru. Suların yukarı doğru aktığını gördün mü hiç?" "Abdi gidip Hamza gelecek hep, öyle mi?" "Öyle," dedi Koca Süleyman sakalı titreyerek, kızgın, çare­siz, umutsuz. Yel Musa: "Ağa gidecek, ağa gelecek. Her yerde bu böyle. Allah böyle yaratmış. Kuşlar kanatlarıyla uçarlar. Yel kanatsız eser. İnsanlar iki ayaklan üstünde yürürler. Ay da, gün de doğar batarlar."
Sayfa 233·Kitabı okudu
İnsan ve Duygular