Kitap İncelemesi ve Yorumum:
ÖN NOT: Spoiler içerir.
Martin Eden Yorum:
Okuma sürecim: Bu kitabı sevdiğim birinin önerisi üzerine almıştım ve bir süre okuma fırsatı bulamadıktan (bazen bahanelerden dolayı) sonra en sonunda dostumun da kitabı alması üzerine beraber okuma kadarı aldık.
Martin Eden'a başladığımda okuması biraz zorluyordu. Kitapla alakalı değildi, daha çok kişisel bir şeylerdi. Aklıma bir şeyleri getirip duruyordu ve bu hoşuma gitmiyordu. Bu yüzden ilk sayfalarını okuması zor gelmişti. Daha sonraları, bir şeyleri aştım ve bu kitabı hakettiği şekilde okumaya başladım. İlginç bir şekilde kitap biraz beni andırıyordu ve bunu ilk söyleyen kişi dostumdu. "Her Martin kelimesi geçtiğinde aklıma sen geliyosun." diyordu. Hikayedeki bazı karakterleri de gerçek hayattan birilerinin yerine koyabiliyordum.
Kitabı okurken bazı şarkılar bana eşlik ediyordu, bunlar: Opeth'in birkaç şarkısı, Lord Belial - Forlorn In Silence, Death - Voice of The Soul ve yerine göre farklı klasik müziklerle kitaba iyice dalıyordum.
Kitap Özeti:
Martin Eden, bilindiği üzerine Morris'lerin evinde başlıyor. O zamanlarda Martin Arthur isimli bir burjuva gencini bir kavgadan kurtarmış ve o genç minnettarlığını göstermek için onu yemeğe davet etmiştir. Martin, burjuvaları çok uca zannettiğinden dolayı çok çekingen davranıyordu. Ruth'la da orada tanışmış ve ilk görüşte aşık olmuştu.
Ruth, aynı zamanda Martin'i bu okuma serüvenine itecek kişidir. Ona olan aşkı sayesinde Martin kendini geliştirmeye ve o göklerde tuttuğu kıza yetişmeye çalışacaktır. Hatta o kadar gelişecektir ki, orada bulunan herkesi ardında bırakacaktır.
İşte Martin'in macerası böyle başladı. Kızı Melek gibi gören toy bir erkek ve o erkeğin hem erkeksiliğine kapılan hem de onu yoğurup "ideal bir erkek" yapmak isteyen bir