Artık tavernadaki baştan çıkarıcı Gül değildi ve uzun zaman önce kaybettiği a amcasına kavuşmuş küçük bir kız gibi kendini kollarıma attı. Elleri belimde kalırken, bir süre sonra geri çekilerek pembe gözleriyle benim Altın gözlerime baktı. Kıkırdamasına rağmen, ince kolları ve az önce iki yüz kişiyi öldürmüş olmanın suçluluğunu yansıtmayan, yavaş, sıcak gülümsemesiyle her yanından güzellik ve şehvet akıyordu. Kanatlı kız bir leşkargasına dönüşmüştü ve bunun farkında bile değil gibiydi. Acaba o insanların hepsini bıçakla öl dürmek zorunda kalsaydı yine böyle gülümseyebilir miydi? Toplu katliam yapmak işleri ne kadar kolaylaştırıyordu.
Sahaf Çarşısı'na çok eskiden gitmiştim ve bu yakınlarda arkadaşımla tekrar gittim. Tam bir hayal kırıklığıydı. O eski hâlinden eser kalmamış. Kitaplar desen "Sahaf" olamayacak kadar pahalı ve çoğu sıfır kitaptı.
Büyük umutlarla "Çantamızı kitaplarla doluduruz" diye çantalarımızı alıp gitmiştik ve elimiz boş döndük. Amazonda 30TL olan kitabı orada 60 - 70TL'ye satıyorlar.