Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
"Sanki sol kaburgamın altında bir yerde bir ip varmış bu ip senin sol kaburgana sımsıkı bir kördüğümle bağlanmış. Öyle sanıyordum ki aramıza dağlar, denizler girerse bizi birbirimize bağlayan bu ip kopacak. O zaman da için için anlarım akacakmış gibi bir kuruntuya kapılıyorum.
Sana gelince.
Sen hemen unutursun beni..."
Jane Eyre
"Para kazanın, kendinize ait bir oda ve boş zaman yaratın. Ve yazın erkekler ne der diye düşünmeden yazın..!" diyor yazar. Ben buna "İnsanlar ne der diye düşünmeden" şeklinde genelleme istiyorum. İnsanın kendine ait bir odası, yazı masası hatta kitaplığı bile olmadan bir çok yapıt ortaya koyan kişiler var aslında. Bunlar arasında kadınları bulmak geçmişte yok denecek kadar azdı. Neyseki günümüzde bir çok yazar ve şair bunu çürütüyor. Virginia Woolf tarih boyunca kadınların neden bir Shakespeare olamadığından yakınıyor.
"Bütün bu yüzyıllar boyunca kadınlar, erkeği olduğundan iki kat daha büyük gösteren bir ayna görevi gördüler."
Toplumun kadına yüklediği misyon aslında geçmişten günümüze o kadar da değişmedi. Hem maddi açıdan hem de manevi açıdan. Kendilerine yer edinmek için karşı cinsten yüz kat daha çaba göstermek zorunda kaldılar. Virginia Woolf herkese her şeye rağmen kadınlar toplumda özgürce yer edinmeleri için onları cesaretlendirdi.
"İsterseniz kitaplıklara kilit vurun; ama zihnimin özgürlüğüne vurabileceğiniz ne bir kilit var ne de bir sürgü ne de kapatabileceğiniz bir kapı."
"Bir kadın olarak, ülkem yok. Bir kadın olarak, bir ülkem olsun istemiyorum. Bir kadın olarak, bütün dünya benim ülkem." Virginia WoolfKendine Ait Bir OdaRojda ALKIŞ