EŞiK
Basma bu eşikte benim kalbim var,
Kalbim ki bir uzak hayale ağlar
Kıskanç bir büyüdür bana uzletim
Zalim arzularla tutuşan etim,
Her akşam bir çarmıh olur ruhuma
Ben de bilmem nasıl diner bu humma;
Saatler işkence, gunler celladım,
Ne ben yalnızlığa bir lahza kandım.
Ne de yalnızlığım benden usandı.
Tahtayı kurt oydu, taş yosunlandı,
Yabani otlarla örtüldü duvar;
Mermer havuzlarda köpüren sular
Kah bir ayna oldu kamaşan güne,
Kah bağrım açıldı bütün hüznüne
Ufukları sarsan geniş rüzgarın
Benden sor sırrını bu boş yolların
Benden sor, ve benden dinle akşamı
EŞİK
Bu yekpare akış, durgun, derinden ...
Her aynada yalnız kendi görünen
Bu yüz ve şifasız hüznü eşyanın
Kendi cevherinde mahpus bir anın
Dağıttığı dünya hep yaprak yaprak,
Dalgın, unutulmuş sesleri uzak
Bir uykudan bana tekrar dönenler,
İçimde, dışımda hep aynı çember!
Bin elmas parıltı oyun ve halka
Küçük ve hiç değişmez dalgalarla
Bende bana meçhu l akşamlar yoklar!
Gülen ve gömülen gölge ufuklar
Acayip davetlerin rüzgarında
Her lahza yine kendi sularında!
…..