Ölünceye kadar böyle bir hayatı yaşayacağımı düşündükçe beni bir korku, bir ürpertidir alıyordu. Bana, hayatın böylesinde kalacaksın demek; bir palamut balığına "Sen karaya çıkacaksın da kümeste tavuk gibi yaşayacaksın!" demek gibi olurdu.
Ben yumuşak tuşlarına basacağım hayatın,
Sen çatıyı kur.
Sırları soracağım ben,
Sen hayatın anlamını ara.
Yazın yönünü değiştireceğim ben,
Sen yolculuğa çık.
Ben arka bahçeyi özleyeceğim,
Sen inat et.