1923 yılında, edebi bir tetikçinin elinden çıktığına inandığım korkunç -sözümona- roman.
Roman diyemiyorum çünkü daha önce çok fazla roman okudum. Metin, roman denilebilecek bir derinliğe ne edebi,
Şu hastalık ne iyileşiyor ne öldürüyor. Ölene kadar seninle yaşayacağım tamam kabul ama bu kadar kötü olmak zorunda mıydın? Bazı günler elim bile çok zor tutuyor. Yoruldum. Anlatmaktan da yoruldum. Kimsenin yapabileceği bir şey yok sadece üzülüyorlar. Bıktım. Onlar da bıkmıştır. Yük olmadan ölsem bari.
Şu hastalık ne iyileşiyor ne öldürüyor. Ölene kadar seninle yaşayacağım tamam kabul ama bu kadar kötü olmak zorunda mıydın? Bazı günler elim bile çok zor tutuyor. Yoruldum. Anlatmaktan da yoruldum. Kimsenin yapabileceği bir şey yok sadece üzülüyorlar. Bıktım. Onlar da bıkmıştır. Yük olmadan ölsem bari.
Bir kadın olarak böyle bir şeyi haklı bulmanız çok ilginç. Tery bayağı kadın düşmanı ve onun iğrenç düşüncelerini desteklemeniz üzücü. Ayrıca bayağı yanlış. Bunu savunan kişiler öyle oluyor genelde ama ben kadın kadının yurdudur herkes arasında ufak tefek sorunlar olabilir diyorum. Erkek gibi nefret etmiyoruz kızlar.
''Kadınların, erkeklerin hoşuna gitmekten başka ne beklentileri var hayattan? Yoksa neden bu kadar yıkanıp, saç baş yaptırsınlar ya da sürüp sürüştürsünler, takıp takıştırsınlar, hatta bin çeşit naz ve cilve ile kandırma sanatının erbabı olsunlar. Erkekleri, budalalık kadar kendine çeken başka ne var? Bir erkeğin kadına verdiği tavizleri bir düşünsenize!''
Sayfa 23 - İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Kadın düşmanı bir yazar daha. Şaşırdık mı? Schopenhauer kadar kadar düşmanı bir erkek. İkisi de birbirinden beter. Zaten çoğu yazar zamanında kadın düşmanlığıyla tutunmuş. Dönüp kadın düşmanı olmayan yazarlara bakın hiçbirinin değeri bilinmiyor.