Hayat hikâyenle ilgili zihnimin gerisine attığım, zamanla orada kendi kendilerine birleşen bu ayrıntılar, bu türden pek çok tekinsiz malumat beni hiç rahatsız etmedi, beni sana daha da yaklaştırdı, çünkü sen bana ve gerçeklik arz eden bir kendilik iddiasına uzak olduğun ölçüde gerçektin. Kendilik denen şeyin başkalarının gerçeklik parçalarının gelişigüzel bir toplamı olduğunu herkesten önce anlamış gibi sen de kendini başkalarının hayallerinden, hoşuna giden çocukluk anılarından, hikâyelerinden, amaçlarından yapmıştın. Bu aslında herkes için böyledir, herkes başkalarının hayallerinden yapılır ama aynı anda çok azı bunun farkındadır. Sen farkındaydın. Bunu anladığımda sana olan hayran- lığım arttı. Hepimiz gibi sen de kendin olmaktan o kadar sıkılıyor- dun ki hep başkaları olmak, kendini onlara ait parçalardan kurmak istedin. İşte ben de sende başkalarını, dünyayı, senin o dünyayı alıp kendinin yapmanı, kendini başkalarından yaratmanı sevdim.