Rojda

Rojda
@Rojronya
•Anlamda derinlik arayışı anlamsızlığı doğurur .
Hayat hikâyenle ilgili zihnimin gerisine attığım, zamanla orada kendi kendilerine birleşen bu ayrıntılar, bu türden pek çok tekinsiz malumat beni hiç rahatsız etmedi, beni sana daha da yaklaştırdı, çünkü sen bana ve gerçeklik arz eden bir kendilik iddiasına uzak olduğun ölçüde gerçektin. Kendilik denen şeyin başkalarının gerçeklik parçalarının gelişigüzel bir toplamı olduğunu herkesten önce anlamış gibi sen de kendini başkalarının hayallerinden, hoşuna giden çocukluk anılarından, hikâyelerinden, amaçlarından yapmıştın. Bu aslında herkes için böyledir, herkes başkalarının hayallerinden yapılır ama aynı anda çok azı bunun farkındadır. Sen farkındaydın. Bunu anladığımda sana olan hayran- lığım arttı. Hepimiz gibi sen de kendin olmaktan o kadar sıkılıyor- dun ki hep başkaları olmak, kendini onlara ait parçalardan kurmak istedin. İşte ben de sende başkalarını, dünyayı, senin o dünyayı alıp kendinin yapmanı, kendini başkalarından yaratmanı sevdim.
Sayfa 96·Kitabı okudu
Reklam
geçmişiyle girdiği her mücadelede insan mutlak olarak bozguna uğrayacaktır. Geçmiş geri döndürülemez. Hayır. Geçmiş bile değişir. Geçmişte bırakılan izler silinemez, geri alınamaz, yeniden yapılamaz, tersine taranamaz. Hatırlama bu yüzden trajiktir. İnsana bir devamlılık, aitlik, belli bir zaman aralığında yaşanmış bir kişisel tarih duygusu verir fakat bunu daima asla geri dönülemeyecek olan bir zamanın çoktan kaybedilmiş olması bilgisiyle birlikte yapar, katı bir bilgidir bu, hatırlamak acı verir, -sevindirirken bile- ve geçmişi tekrar kazandırmaz.
Sayfa 73·Kitabı okudu
Aşk tesadüften ibaret değildir. Pekâlâ oradan başlayabilir ama bununla yetinemez; bu onu başlı başına bir şey yapmaya kâfi gelmez. İnsan hep aynı hatayı yapar. Anlamadığı her şeye tesadüf der, bilincinde olmadığı şeyleri kader zanneder. Durmadan benzerini yaşadığı hikâyeler, neden orada durduklarını idrak edemediği için tosladığı duvarlar, hep başa dönen yollar, kronik hastalıklar. Bunların toplamı kader etmez, onlara müdrik olunmadığı sürece maruz kalınacak yinelemeler demek daha isabetli olur.
Ama şeyler durması gerektiği yerde duruyorsa ve sen de bitmek bilmeyen bir hınçla hayattan alacaklı olduğunu düşünmekten artık vazgeçmişsen başını kaldırıp etrafına gerçekten baktığın an rastlantı kendini açar. Ve bu rastlantı her zaman kaçınılmazlık olarak gelir
Birbirini yıllardır tanıyan iki kişinin konuşacağı pek bir şey kal- mamıştır ya da yeni bir şey. Bu insanlar uzun zamandır bir arada olmanın sağladığı çok sayıda konfora sahiptir; kendini karşısında- kine başka araçlarla anlatabilmek, susarak anlaşabilmek. Sıkıntı, bitkinlik, atalet bu sessizliği dünyaya getirip yetiştirebileceği gibi, giderek gündelik bir heyecan, az evvel yaşanmış taze bir neşe, hatta karşıdakine duyulan güçlü bir öfke de aynı suskunlukta ifade bulur, onu sürdürür ve büyütür. Bu iki kişinin etrafını saran sükûnetten yapılma bulutun içinde seslendirilmiş kelimelerde bulunmayan bir ağırlık vardır. Nihan ve Salih bu lanetli konfora henüz bağışık olduklarından uzun uzun konuştular.
Reklam