"Sonsuza kadar içimde taşıyacağım bir aşk bu, bu yüzden korkmuyorum. Sana yemin ederim ki, seninle olmadığım zamanlarda bile her zaman seninle olacağım."
“Bugünlerde hiç zaman yok. Kızmanın da bir faydası yok. İsteklerimi sonsuza dek görmezden geleceğini ve ne istersen onu yapacağını kabullenmiş durumdayım."
Roman üç kısımdan oluşuyor . Baş karakterimiz Signa, ikinci roman olan Foxglove ‘da amcasının verdiği bir partide Dük’ün zehirlenerek ölmesi üzerine, amcası zehirli kadehi ona uzatan kişi olduğu için suçlu bulunmuştu. Bu nedenle Signa, gerçeği su yüzüne çıkarmak istiyor. Lakin kuzeni Blythe Signa’dan şüphelenmeye başlıyor. Bu şüphenin tohumlarını Charlotte atmıştır. Lanetli olduğunu, çevresindeki herkesin onun yüzünden öldüğünü, onun bir Azrail olduğunu öne sürer. Aslında bir nebze haklıdır.Signa, bir önceki bölümde Bylthe’ın yaşaması için Percy’in feda edilmesine sebep olmuştu. Percy yanmıştı. tabi bu bu bölümde ölüm denilen karakterin bir de kardeşi ayyuka çıkar kardeşinin adı kader. Kader, sözümona evvelki zamanlarda Yaşam adında eşi vardır ve ölüm onu elinden almıştır. Yaşam’ın gerçek hayatta Signa olduğunu düşünür. Ama sanılanın ötesinde başka bir gerçek vardır. Daha fazla Spoiler vermek istemiyorum. Ama ikinci kitabında bence tempo biraz düşmüştü. Ölen kişilerin hayaletleriyle konuşmalarının bazısı bana anlamsız geldi. Bir yere varmıyordu. Olmasaydı da olurdu. Bir de partideki zehirli kadehi, amcasının Dük’e vermiş olması yeterli bir delil değildi. Bu yetersiz delil ile idam cezasına kadar giden bir karar veriliyor. Mesela bu bana anlamsız geldi. Ama üçüncü kitabını okumam diyemem. Kesinlikle okurum. Bu kitabı okuduğunuz zaman değişik bir şekilde bağımlı hale geliyorsunuz ve karakterleri özlüyorsunuz. Yani bana böyle hissettirdi açıkçası.
Aşırı hevesli olmasam da Wisteria kitabımı bekliyorum.