Bir an kayboldun gibi! Yaşadım kıyâmeti
Yoruldun ama buldun ey kalbim emâneti.
Yeniden su yürüdü dalıma yaprağıma
Bir bakışın can verdi kurumuş toprağıma.
Çiçeğe durdu kalbim, içtim parmaklarından
Göz çeşmem suya erdi sevda kaynaklarından.
Bir aydınlık denizin sonsuz derinliğinde,
Yüzüyorum gözünün yeşil serinliğinde.
Bir ışık bir kelebek biraz çiçek biraz kuş
Yeni bir ülke yüzün ellerimde kaybolmuş.
Soluğum bir kuş gibi uçuyor ellerine
Kapılıp gidiyorum saçının sellerine.
Gözlerinden göğüme sayısız yıldız akar
Bir gülüşün içimde binlerce lamba yakar.
Bir kurtuluştur o an çağrılsa senin adın,
Sesin ne kadar sıcak sesin ne kadar yakın.
Tabiat bir bembeyaz gelinlik giymiş gibi
Yüzüme kar yağıyor sanki elinmiş gibi.
Sensiz geçen zamanı belli yaşamamışım
Sensizlik bir kuyuymuş onu aşamamışım.
"Dünyanın ruhu insanların mutluluğu ile beslenir. Ya da mutsuzluklarıyla, arzuyla, kıskançlıkla. Kendi kişisel menkıbesini gerçekleştirmek insanların biricik gerçek yükümlülüğüdür."
"Hayatımızın belli bir ânında, yaşamımızın denetimini elimizden kaçırırız ve bunun sonucu olarak hayatımızın denetimi yazgının eline geçer. Dünyanın en büyük yalanı budur."